Defter Ve Belgelerin Vergi Mahkemesi’ne İbrazı Gizleme Suçunu Ortadan Kaldırır Mı?

Defter ve belgelerin çeşitli sebeplerle ibraz edilmemesinin sonuçları hakkında uzun süredir Danıştay daireleri arasında görüş birliği bulunmamaktaydı. Hukuki güvenlik ilkesi ile açıklanamayacak bu belirsizlik, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu’nun 2013/3, 2019/1 sayılı içtihadı ile giderilmeye çalışılmıştır. Bilindiği üzere Danıştay Kanunu’na göre, devam eden ve bundan sonraki yargılamalarda vergi mahkemeleri ile Danıştay daireleri aşağıdaki kararda belirtildiği şekilde karar vermek zorundadır. Karar, kesinleşmiş hükümler için yeniden yargılama imkanı sağlamamaktadır.

Söz konusu kararda ikili ayrım yapılmış, defter ve belgelerin hukuken geçerli bir mazeret ile veya mazeretsiz olarak vergi incelemesine ibraz edilmemesi farklı hukuki çözüm gerektiren maddi olaylar olarak sonuca bağlanmıştır.

Bu durumlardan ilki olan defter ve belgelerin hukuken geçerli bir mazeretle ibraz edilmemesi halinin bir resen tarh nedeni olduğu kabul edilmiş, ancak böyle bir durumda davacının defter ve belgelerini ibraz ederek alış belgelerini defterlerine kaydettiğini belgelemesinin beklenemeyeceği, hatta indirim konusu yapılan vergilerin alış belgelerinde ayrıca gösterilmiş olmasını kanıtlama yükümlülüğünün de bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan karara göre, hukuken geçerli mazeretin ispatı için zayi belgesi bulunması da gerekmemektedir. Jandarma, polis, zabıta, bilirkişi tutanakları da somut olaya göre zayi belgesi gibi mazereti tevsik eden bir belge olarak kabul edilebilecektir. Ancak böyle bir durumda resen yapılacak tarhiyatın, ibraz etmemeye dayalı indirimlerin reddi yerine; sahte belge kullanımı, dönemselliğe aykırılık gibi defter ve belge ibraz edilmemesi halinden bağışık farklı bir KDV indirimlerinin reddi nedenine ya da belgesiz satış, KKEG ile matrahın azaltılması gibi ilave bir resen tarh nedenine dayanacağı tabidir.

Defter ve belgelerin mazeretsiz olarak incelemeye ibraz edilmemesi halinde ise, vergi mahkemesince davacının dava dilekçesinde ibraz edebileceğini belirttiği defter ve belgeler istenerek ve ibraz edilecek belgelerden vergi idaresi haberdar edilerek vergilendirmenin konusunu oluşturan katma değer vergisi indiriminin dayanağı faturalarda bu verginin ayrıca gösterilip gösterilmediği, belgelerin yasal defterlere usulüne uygun kaydedilip edilmediği ve temsil ettiği hukuki muamelenin gerçek olup olmadığına ilişkin saptama yapılarak sonuca varılması gerekmektedir. Başka bir anlatımla vergi incelemesi süreci yargılama sırasında mahkemece yeniden başlatılacaktır. Defter ve belgeler mahkemeye de ibraz edilmez ise, KDV indirimlerinin sırf bu nedenle reddi suretiyle yapılan cezalı tarhiyata karşı açılan davanın reddi gündeme gelebilecektir.

Bununla birlikte, defter ve belgelerin gizlenmesi eylemi kaçakçılık suçunu oluşturduğundan adli soruşturmayı gerektirdiği bilinmektedir. Bu bağlamda, Danıştay içtihadı birleştirme kararlarına yalnız Danıştay daire ve kurulları ile idari mahkemeler ve idare uymak zorunda olduğundan, defter ve belgelerin mazeretsiz olarak ibraz edilmemesi veya mazeretlerin hangi belgelerle kanıtlanabileceği yönündeki karardaki değerlendirmenin ceza mahkemeleri açısından bağlayıcı olmadığı söylenebilir.

Bu minvalde Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 2016/12260 E., 2019/8767 K. sayılı kararında:

“1-Sanık … hakkında verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz nedenlerinin incelenmesinde;
Yüklenen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz nedenlerine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359/a-2 maddesi uyarınca defter ve belgeleri ibraz etmeme suçu “…varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olan defter ve belgelerin, saklama zorunluluğu olan 5 yıllık süre içerisinde usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen vergi incelemesi için yetkili memura ibraz edilmemesi” şeklinde oluşacağı cihetle, somut olayda, … vergi Dairesi mükellefi olan sanıktan 2008 takvim yılına ait defter ve belgelerin 23.07.2013 tarihinde tebliğ edilen yazı ile istenildiği, sanığın talebi üzerine kendisine ek süre verildiği ve verilen süre geçmesine rağmen defter ve belgelerin mücbir sebep olmaksızın ibraz edilmediği anlaşılmakla atılı suçun unsurları itibariyle oluşacağı gözetilmeden, sanığın 2008 takvim yılına ait defter ve belgeleri bir yıl sonra vergi mahkemesine ibraz etmesi nedeniyle suçun unsurlarının oluşmayacağı şeklindeki yanlış gerekçe ile beraat hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.” şeklindeki ilamı bu düşüncemi doğrulamaktadır.

Bir önceki yazımız olan Vergi Yargısı Açısından (GİB) Düzeltme Şikayet ile (Gümrük) Kaldırma ve Geri Verme Başvuruları başlıklı makalemizde düzeltme ve şikayet başvurusu, gümrük vergisi kaldırma ve geri verme ve vergi davası düzeltme ve şikayet hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir