İhraç Nedeniyle İadesi Gereken Katma Değer Vergisinin Teminata Bağlanması Hukuka Uygun Mudur?

Katma Değer Vergisi Uygulama Genel Tebliği’nde alış yapılan mükellefler hakkında bir kısım olumsuz tespitlerin bulunduğundan bahisle bu alışlar dolayısıyla yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV iadelerinin yerine getirilmesinin teminata bağlamasına yönelik düzenlemeler bulunmaktadır. Bu düzenlemeler nedeniyle bir kısım iadeler hukuk güvenliğine aykırı olarak birkaç kat teminat verilmeden yerine getirilmemektedir. Bu uygulamanın yasal dayanağı olup olmadığını inceleyelim.

Katma Değer Vergisi Kanunu 29/5. fıkrasında yer alan: “Maliye ve Gümrük Bakanlığı vergi indirimi uygulamasında doğabilecek aksaklıkları, vergi mükerrerliğine ve vergi muafiyetine meydan vermeyecek şekilde, bu Kanunun ana ilkelerine uygun olarak gidermeye ve indirimle ilgili usul ve esasları düzenlemeye yetkilidir.” kuralı ihraç (istisna) teslimlerine ilişkin yüklenilen KDV’nin iadesine ilişkin değil, genel olarak katma değer vergisini doğuran alışlara ait belgelerde yer alan KDV’nin indirimi ile indirimli orana tabi teslimlerdeki indirim ve iade işlemlerini düzenlemektedir. İhraç teslimleri nedeniyle uygulanması gereken indirim maddesi kanunun 32. maddesinde almış ve istisna edilmiş işlemlere indirim başlığı ile spesifik bir madde olarak düzenlenmiştir. Dolayısıyla 32. madde yerine 29. maddeyi dikkate alarak değerlendirme yapılamaz. Söz konusu 32. maddeye gelince:

Katma Değer Vergi Kanunu’nun 32. maddesinde vergi iadeleri konusunda Maliye Bakanlığı’nın yetkisinin sınırı belirlenmiştir. Bu madde de: “Bu Kanunun 11, 13, 14 ve 15 inci maddeleri ile 17 nci maddenin (4)numaralı fıkrasının (s) bendi uyarınca vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen Katma Değer Vergisi, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanacak Katma Değer Vergisinden indirilir. Vergiye tabi işlemlerin mevcut olmaması veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması hallerinde indirilemeyen Katma Değer Vergisi, işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar talep edilmesi şartıyla Maliye ve Gümrük Bakanlığınca, tespit edilecek esaslara göre bu işlemleri yapanlara iade olunur.
(Ek fıkra: 25/12/2003-5035/10 md.; Mülga:16/7/2004-5228/60 md.)
(Ek fıkra: 2 5 / 1 2 / 2 0 0 3 -5 0 3 5 / 1 0 m d .) Maliye Bakanlığı katma değer vergisi iadesini, hak sahiplerinin vergi ve sosyal sigorta prim borçları ile genel ve katma bütçeli daireler ile belediyelere olan borçlarına ya da döner sermayeli kuruluşlar ile sermayesinin % 51’i veya daha fazlası kamuya ait olan veya özelleştirme kapsamında bulunan işletmelerden temin ettikleri mal ve hizmet bedellerine ilişkin borçlarına mahsup suretiyle sınırlamaya; imalatçılar tarafından yapılan ihracat işlemlerinden kaynaklanan iadelerde, yüklenilen katma değer vergisi yerine sektörler itibarıyla ihracat bedelinin belli bir oranına kadar iade yaptırmaya yetkilidir.” kuralına yer verilmiştir. İlgili fıkrada Maliye Bakanlığı’na iadeler yerine getirilirken teminat şartına bağlama ile ilgili bir düzenleme yapma yetkisi verilmemiştir. Peki böyle bir yetki verilmediği halde teminatla ilgili düzenleme yapılabilir mi?

Teminat konusunda yetki verilmemiş ise teminat ihdas edilemez çünkü, aynı kanunun gümrük idaresince alınan katma değer vergisine ilişkin hükümler başlıklı teminatlı işlemler alt başlıklı 49. maddesinde: “Gümrük Kanunu ile diğer kanunlar gereğince gümrük vergisi teminata bağlanarak işlem gören her türlü madde ve kıymetlere ait Katma Değer Vergisi de aynı usule tabi tutulur.
(Ek ikinci fıkra : 4/5/1994 – 3986/14 md.; Mülga : 22/7/1998 – 4369/82 md.)
(Ek : 27/1/2000 – 4503/2 md.) İhraç edilecek ürünlerin imalinde kullanılacak maddelerin ithalinde ödenmesi gereken katma değer vergisini teminata bağlatmak suretiyle işlem yaptırmaya, teminata tabi işlemleri tespit etmeye, teminatın türü, şekli ve miktarı ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Kanuna göre Maliye Bakanlığı, yalnızca ihraç edilecek ürünlerin imalinde kullanılacak maddelerin ithalinde ödenmesi gereken katma değer vergisini teminata bağlatmak konusunda yetkilidir. Oysa ki yurt dışına yapılan teslimlerde, ihracata konu eşyaların imalinde kullanılacak ürünlere ait ithalde alınan KDV değil, ihraç teslimlerine bağlı yüklenilen KDV’nin iadesi ile ilgilidir. Dolayısıyla bakanlığın kanunda izin verilmeyen bir konuda teminat uygulaması yasal ve normlar hiyerarşisine uygun değildir.

Bir önceki yazımız olan Vergi mahkemesine sunulan esasa etkili itirazların, yargı yerince ve daha sonra üst mahkemece karar gerekçesinde değerlendirilmemesi, gerekçeli karar hakkı açısından adil yargılanmanın ihlali anlamına gelir. AYM, Başvuru Numarası : 2015/278, Karar Tarihi : 9/5/2019 başlıklı makalemizde vergi mahkemesi anayasa mahkemesi bireysel başvuru, vergi mahkemesi dava ve vergi mahkemesi gerekçeli karar hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir