Sahte Fatura Kullanıcısı Mükellefin Salt Beyannamelerinin Verilmesi Sahte Fatura Kullanma Suçuna İştiraki Göstermeyeceğine İlişkin Güncel Yargıtay Kararı.

11. Ceza Dairesi         2016/12557 E.  ,  2019/3131 K.


SUÇ : Sahte fatura kullanma

Tebliğnamede katılan vekilinin de hükmü temyiz ettiği belirtilmiş ise de, katılan veya vekilinin temyizinin bulunmadığı anlaşılmıştır.


Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır. Ancak;
1- Sanık hakkında, 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura kullandığı iddiasıyla açılan kamu davasında, 213 sayılı VUK’nin 367. maddesi gereğince dava şartı olan mütalaa ve dayanağı olan vergi suçu raporunda, mali müşavir olan sanığın, mali müşavirlik hizmeti verdiği … isimli mükellefin, 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura kullanma eylemine, maddi menfaat gözetmeksizin iştirak ettiği belirtildiğinden, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenebilmesi bakımından;… hakkında hazırlanan vergi tekniği raporlarının getirtilmesi,…’in, 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarından yargılandığı Bursa 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 20.11.2012 tarihli, 2011/478 esas ve 2012/1397 karar sayılı dosyasının getirtilerek, bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı birer suretinin dosya içerisine alınması; sanığın 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu uyarınca muhasebecilik mesleği gereği olarak verilen hizmet kapsamında mükellef şirketin beyannamelerini vermek dışında ne şekilde sahte fatura kullanma suçuna iştirak ettiğinin, 213 sayılı VUK’nin 360. maddesi uyarınca suçtan maddi menfaat elde edip etmediğinin tespit edilmesi sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hükümler kurulması,
2- Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.03.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Bir önceki yazımız olan Anayasa Mahkemesi'ne göre sahte fatura kullanma ceza yargılamasında delil yetersizliğinden beraat kararı verilmiş olması ile aynı gerekçe ile yapılan cezalı tarhiyatlara karşı vergi mahkemesinde açılan davada ret kararı verilmesi adil yargılanma hakkına halel getirmez. (BN: 2016/5849, KT: 25/9/2019) başlıklı makalemizde sahte fatura anayasa mahkemesi kararı, sahte fatura beraat ve sahte fatura ceza davası hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir