Genel

Yargıtay sahte fatura kullanma ile düzenleme açısından bileşik suç veya fikri içtimayı kabul etmez. Bu nedenle sahte fatura düzenleyenler, kullanma suçunu da işleyecekleri için, 4-5 yıl için müebbete yakın mahkumiyet çıkabilmektedir.

11. Ceza Dairesi         2017/13318 E.  ,  2019/6843 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Sahte fatura düzenlemek ve kullanmak

HÜKÜM : Sanıklar … ve … hakkında 2006 takvim yılında sahte fatura düzenlemek ve kullanmak suçundan:Mahkumiyet

Sanıklar … ve … hakkında 2007, 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek ve kullanmak suçları ile sanıklar … ve … hakkında 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek ve kullanmak suçlarından: Mahkumiyet

I- Sanıklar … ve … hakkında 2006 takvim yılında sahte fatura düzenlemek ve kullanmak suçundan kurulan hükümlere yönelik sanık … müdafii ile sanık …’ın temyiz nedenlerinin incelenmesinde;

Sanıklara yüklenen “sahte fatura düzenlemek ve kullanmak” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık kesintili dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık … müdafii ile sanık …’ın temyiz nedenleri bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE,

II- Sanıklar … ve … hakkında 2007, 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek ve kullanmak suçları ile sanıklar … ve … hakkında 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek ve kullanmak suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanık … müdafii ile sanıklar …, … ve …’nun temyiz nedenlerinin incelenmesine gelince;

1- Sanık …’nın savunmasında, suçlamayı kabul etmediğini, düzenlenen ve kullanılan faturaların tamamının gerçek bir ticari ilişkiye dayandığını, 2008 yılında Maliye tarafından hesaplarına tedbir konulması nedeniyle ödemeleri nakit olarak yaptıklarını ve bunları şirket hesaplarına işlediklerini beyan etmesi, sanık …’ın savunması ve temyiz dilekçesinde; tüm işlerle …’nın ilgilendiğini, kendisinin fatura düzenlemediğini, hiçbir faturada yazı ya da imzasının olmadığını, suçlamaları kabul etmediği söylemesi, sanık …’ın, … isimli kişiyle tanıştıklarını, kendisine iş yapacaklarını, işin ucundan tutması halinde maaş ve sigorta yatıracağını söylemesi üzerine notere giderek imza attığını, ancak düzenlenen ve kullanılan faturalarla ilgisinin olmadığını, …’yı Mersin …. Noterliğinden 2008 yılında … yevmiye numaralı vekaletname ile vekil tayin ettiğini, bu vekaletname ile işleri gerçekleştirdiğini anladığını, suçlamaları kabul etmediğini savunması ve sanık …’nun da, diğer sanık …’la herhangi bir bağlantısı olmadığını, onu tanımadığını, şirketle de bir ilişkisinin olmadığını, bu şirketi devralmasını …’nın istediğini, parasını da onun verdiğini, şirketin mal satıp satmadığını ya da fatura kesip kesmediğini beyan etmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından; sanıkların savunmalarının ayrıntılı olarak tekrar alınması ile sanıkların birbirlerini tanıyıp tanımadıklarının sorulması, fatura asıl ya da onaylı örneklerinin tespit edilerek fatura içeriklerinin düzenleyen ve kullanan şirketlerin faaliyet konusu ile uyumlu olup olmadığının tespit edilmesi, suça konu faturaları düzenleyen ve kullanan kişi/şirketler hakkında karşıt inceleme raporları düzenlenip düzenlenmediğinin ve haklarında kamu davası açılıp açılmadığının araştırılması, açıldığının anlaşılması halinde dava dosyaları duruşmaya getirtilip incelenerek bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi; faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden mal ve para akışını

gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim tesellüm belgeleri, bedellerinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneği olan geçerli ödeme belgeleri ve satıcının kasasına ya da banka hesabına girip girmediğinin tespiti ile faturaları kullanan mükellefin yeterli üretimi, mal girişi ya da stoku olup olmadığı da araştırılıp, karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılması; faturaları kullanan ve düzenleyen şirket yetkililerinin CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi, kendilerinden sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları ya da kime verdiklerinin, sanıkları tanıyıp tanımadıklarının ve faturaların alınması ya da verilmesi konusunda bir iştiraklerinin bulunup bulunmadığının sorulması; ayrıca şirketin muhasebesini tutan kişilerin tanık olarak beyanları alınarak sanıkları tanıyıp tanımadıklarının ve şirket işleri ile ilgili olarak onlarla muhatap olup olmadıklarının sorulması, sanıklar … ile …’ın savunmalarında adı geçen …’nın kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, sanık …’ın temyiz dilekçesinde bahsettiği vekaletname örneğinin dosya arasına alınması ve savunmalar doğrultusunda …’nın beyanına başvurulması, gerektiğinde faturalarda yer alan imza ve yazıların şirket ortağı olan sanıklara ya da tanık …’ya ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması ve toplanan tüm deliller birlikte tartışılarak, sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile mahkumiyet hükümleri kurulması,

2- Kabule göre ise;

a) Sanıklar … ile … hakkında 2007, 2008 ve 2009 takvim yıllarında”, sanıklar … ile … hakkında ise 2010 ve 2011 takvim yıllarında “sahte fatura kullanmak ve düzenlemek” suçlarından kamu davası açıldığı ve hükmün gerekçesinde sanıkların sahte fatura kullandıkları ve düzenlediklerinin kabul edildiği belirtilmesine rağmen, sahte fatura düzenlemek ve kullanmak suçlarının birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olduğu, bu suçların birbirine dönüşmeyeceği ve her bir suç yönünden ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden karar verilmesi,

b) Sanıklar … ve … hakkında 2007 takvim yılına ilişkin uygulama yapılırken “mağdurun uğradığı zararın ödenmemiş olması, kişisel özellikleri ve mahkemede olumlu kanaat oluşmadığından” bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, “sabıkasız olması, yargılama sürecindeki pişmanlığı” dikkate alınarak hapis cezasının ertelenmesi karar verilmesi ile çelişkiye düşülmesi,

c) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasının, 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ile sanıklar …, … ve …’nun temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından ceza miktarları itibarıyla kazanılmış haklarının saklı tutulmasına,

01.10.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s