Genel

Muhatapla aynı adreste ikamet edenlerden birine tebligat yapılması halinde, tebligat zarfına, tebligat yapılan kişinin muhatap ile birlikte oturduğuna ve 18 yaşından büyük olduğuna ilişkin şerh düşülmesinin gerekmediği yönünde güncel Danıştay VDDK kararı.


DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU’NUN 18.09.2019 GÜN, Esas No : 2018/344
Karar No : 2019/621 SAYILI KARARI.

TEMYİZ EDEN (DAVALI) :
VEKİLİ:
KARŞI TARAF (DAVACI) :
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin, … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 2010 takvim yılına ilişkin defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle, katma değer vergisi indirimlerinin tamamı reddedilmek suretiyle 2010 yılı Ocak ila Mayıs dönemlerine ilişkin olarak tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle re’sen salınan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 2014 yılı için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı:
Davacının ilgili dönem defter belge isteme yazısının 12/11/2014 tarihinde ikamet adresinde yeğenine tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Gerçek kişilere yapılacak tebligatlarda dikkat edilecek hususlar Vergi Usul Kanunu’nun 94. maddesinde belirtilmiştir. İkametgah adresinde bulunanlara tebligat yapılabilmesi için, tebligat yapılanın aynı adreste oturuyor olması gerekmektedir. İkamet adresinde bulunan kişiye yapılan tebligatın, bu kişi yakın akraba da olsa aynı adreste oturmuyorsa usulsüz olacağı Danıştay içtihatları ile yerleşik hal almıştır.
Bu bakımdan kendisine tebliğ yapılan şahsın adreste oturduğu ve görünüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmadığı yönünde bir ifadeye yer verilmeden yapılan tebligatta hukuka uygunluk bulunmamıştır.
Vergi Mahkemesi, bu gerekçeyle cezalı tarhiyatı kaldırmıştır.
Davalı idarenin temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesinin, 07/03/2017 tarih ve E:2016/9503, K:2017/1543 sayılı kararı:
213 sayılı Kanunun 93. ve 94. maddelerinde tebliğin, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikâmetgah adresinde bulunanlardan veya iş yerlerindeki memur ya da müstahdemlerden birine yapılmasına olanak tanınmış ve muhatap yerine kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görünüşüne nazaran 18 yaşından küçük olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması yeterli görülmüştür. Bu düzenlemelerde tebliğ zarfında, kendisine tebligat yapılan kişinin davacı ile birlikte oturduğuna ve 18 yaşından büyük olduğuna ilişkin şerh düşülmesi gerektiği yolunda bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Dava konusu olayda, davacının yeğeninin 18 yaşından küçük olduğuna ilişkin bir iddiada bulunulmadığı ve bu konuya ilişkin bir delil de sunulmadığından, defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmesi gereğini duyuran yazının tebliğine ilişkin alındı üzerinde yukarıda belirtilen ifadelerin şerh düşülmediği yolundaki yargıyı hükme esas alarak tebligatın usulsüz olduğu gerekçesiyle verilen Mahkeme kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.
Daire, bu gerekçeyle kararı bozmuştur.
… Vergi Mahkemesinin, … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı:
Mahkeme, davacı tarafından 17/11/2017 tarihli dilekçe ile dosyaya ibraz edilen bilgi ve belgelere göre defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmesi gereğini duyuran yazının davacı ile aynı apartmanda ancak 5 nolu dairede oturan yeğenine tebliğ edildiği, dolayısıyla kendisine tebliğ yapılan şahsın davacı ile aynı adreste oturmadığı yerleşim yeri adres bilgilerinden sabittir. Adreste bulunan kişinin görünüşe nazaran 18 yaşından aşağı olmadığı ve bariz bir şekilde ehliyetsiz bulunmadığı yönünde bir ifadeye yer verilmeden yapılan tebligat usulsüzdür.
Vergi mahkemesi ilk kararında yer alan bu hukuksal nedenler ve gerekçeye ek olarak bu gerekçeyle ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, defter ve belgelerin ibrazı istemini içeren yazı usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde, mücbir sebep olmaksızın defter ve belgeleri incelemeye ibraz etmeyen davacı hakkında katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle re’sen salınan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek ısrar kararının bozulması istenmiştir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Vergi Mahkemesi kararının, Danıştay Üçüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği düşünülmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay Üçüncü Dairesinin yukarıda yer verilen kararının dayandığı aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar kararının bozulması gerekmektedir.


KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davalının temyiz isteminin KABULÜNE,
2- …. Vergi Mahkemesinin, … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,
2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s