Genel

Vergi Ceza Yargılamasında (Vergi İcra Sorumluluğundan Farklı Olarak) Bir Ticaret Şirketinin Sahte Fatura Kullanması Veya Düzenlemesi Halinde Kanuni Temsilcinin Her Halde Doğrudan Ve Aslen Sorumlu Olmadığı, Ortağın Fail Olduğuna Yönelik İddia Ve Emarelerin Araştırılarak Maddi Gerçeğin Ortaya Çıkarılması Gerektiği Yolunda Yargıtay 11. Ceza Dairesi Kararı.

2007 yılında sahte fatura düzenleme suçundan açılan kamu davasında sanık …’ın savunmasında, Barka Maden İnşaat Petrol Ürünleri Nakliyat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin ortağı ve 2007 yılı itibarıyla müdürü olduğunu ancak şirket işleri ile ortağı …’ın ilgilendiğini, 2007 yılında sahte fatura düzenleyip kullanmadığını söylemesi; sanık …’ın da benzer şekilde şirket işleri ile kendisinin ilgilendiğini, 2007 yılında yapılan tüm mal alış ve satışlarının faturalı olduğunu, bu faturaların gerçek durumu yansıttığını savunması karşısında suçun unsurlarının ve maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti için;
1-2007 takvim yılına ait sahte olarak düzenlendiği iddia olunan faturaların asıllarının, bu faturaları kullanan mükelleflerden veya bu mükelleflerin ve sanıkların bağlı bulunduğu vergi dairesinden sorulmak suretiyle, getirtilip dosya içine konulması, 
2-Faturaların sanıklara gösterilerek yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması, yazı ve imzaların kendilerine ait olmadığını söylemeleri halinde; yazı ve imza örnekleri temin edilerek, faturalardaki yazı ve imzaların sanıklara ait olup olmadığı konusunda uzman bir kurum veya kuruluştan rapor alınması,
3-Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorularak, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi, 
4-Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin, CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıklarının, sanıkları tanıyıp tanımadıklarının ve faturaların alınması konusunda sanıkların her ikisinin de bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
5-Kabule göre;
a)Sanıklara ek savunma hakkı tanınmadan haklarında TCK’nin 43.maddesi tatbik edilmek suretiyle cezalarında artırım yapılması,
b) … sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, … sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 28.05.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s