Genel

Borçlunun kaçması, mal kaçırması ya da hileli yollara başvurması ihtimallerinde yapılan ihtiyati haczin Anayasa ve AİHS kapsamındaki mülkiyet hakkı karşısındaki durumu nedir?

İhtiyati haciz mülkiyet hakkına doğrudan müdahale içeren bir idari işlemdir. Mülkiyet hakkı ise Anayasa’ya göre kanun, AİH hukukuna göre ise hukuk araçları ile (by law) sınırlandırılabilir. AİHS’ne göre her ne kadar sınırlandırmanın sınırı vergileme hakkı kapsamında daraltılamasa da, sınırlamanın öngörülebilir hukuk araçları ile yapılması gerektiği tartışılmamaktadır. Bu bakımdan ihtimaller üzerine mülkiyet hakkına müdahale edilmesinin kanuni dayanağının bulunması Anayasa’ya; vergilendirme hakkı açısından ise AİHS’ e uygun gözükse de, sınırlama/müdahale sebebi öngörülebilir olmadığından ihtimaller üzerine ihtiyati haciz uygulanmasının AİH hukukuna uygun olduğu söylenemez. Çünkü bu hukuk sisteminde neticeten AİHM kararları da -by law- içinde değerlendirilir. Bu bakımdan ihtiyati haciz uygulamasının Türkiye açısından tazminat sorumluluğu doğurma ihtimali vardır. Çünkü bir kişinin pasaport çıkardığı için mülkünden mahrum bırakılması günümüzde uygulanmaya çalışılan hukuk düzeninde sıradan ve olağan bir durum değildir. Bu suç işleme potansiyeli/olasılığı olan bir kişiyi hapse atmaktan farkı olmayan bir yaklaşımdır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s