Limited Şirketin Tahsil Edilemeyen Kurumlar Vergisi Borcundan, Verginin Ait Olduğu Takvim Yılının Tamamında Olmasa Bile Bir Kısmında Kanuni Temsilcisi Olan Şahsın, Kısmen De Olsa Sorumluğunun Bulunabileceği Yönünde Güncel Danıştay VDDK Kararı.

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU’NUN 03.07.2019 gün, Esas No: 2018/1131, Karar No: 2019/475 sayılı kararı.

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …
VEKİLİ : …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin,… tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, Tasfiye Halinde ……… Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 2007 yılına ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen 05/05/2014 tarih ve 10 takip numaralı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.

Mahkemenin ilk kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin,… tarih ve E:…, K:… sayılı kararında aşağıdaki hukuksal nedenler ve gerekçeye yer verilmiştir:
Davacının hisselerini 26/01/2007 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan kararla devrederek şirketten ayrıldığı, 28/03/2007 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde de ortaklardan …’in müdür olarak seçildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık konusu olan 2007 yılına ilişkin kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin tahakkuk tarihleri ve vadelerinin rastladığı dönemde davacının ortak ve temsilciliği sona ermiştir.
Bu nedenle, davacı adına, sorumluluğunun bulunmadığı dönemlere ait vergi borçları nedeniyle düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Vergi Mahkemesi, bu tespitlerden hareketle, uyuşmazlık konusu ödeme emrinin iptaline karar vermiştir.

Daire kararının özeti: Davalı idarenin temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin, 12/05/2017 tarih ve E:2015/7280, K:2017/4451 sayılı kararında aşağıdaki hukuksal nedenler ve gerekçeye yer verilmiştir:
Davacının anılan şirketteki hisselerini 26/01/2007 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan kararla devrederek ortaklıktan ayrılığı, 28/03/2007 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan kararla ise ortaklardan bir başkasının müdür olarak seçildiği anlaşılmıştır.
Davacının dava konusu olan 2007 yılına ait borçlardan sorumlu bulunmadığı yönünde karar verilmişse de, bir başka kişinin şirket müdürü olarak atandığına ilişkin karar Ticaret Sicil Gazetesinde 28/03/2007 tarihinde yayımlanmıştır.
Davacının 01/01/2007 ila 28/03/2007 dönemi içerisinde kanuni temsilci vasfını taşıdığı görüldüğünden, söz konusu dönemde vergi borçlarından sorumlu olup olmadığı yönünden yeniden bir değerlendirme yapılması gerekmekte olup bu dönemde kanuni temsilci olmadığı yönünde verilen mahkeme kararında isabet bulunmamaktadır.
Danıştay Dördüncü Dairesi bu gerekçeyle kararı bozmuştur.

Israr kararının özeti: Mahkeme, aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ilk kararında ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, uyuşmazlık konusu ödeme emrinin dayanağı vergi ceza ihbarnamelerinin usulüne uygun olarak tebliğ edilerek kesinleştiği, bu nedenle davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Vergi Mahkemesi kararının, Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Davacı, Tasfiye Halinde … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin eski kanuni temsilcisi olup, hisselerini 26/01/2007 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan kararla devrederek şirketten ayrılmış, anılan kararda kanuni temsilcilik sıfatının sona erip ermediği hususunda bir belirlemede bulunulmamıştır.
23/03/2007 tarihli ortaklar kurulu kararıyla şirket ortağı … kanuni temsilci olarak seçilmiş, anılan karar 28/03/2007 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanmıştır.
Şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ile şirketin 01/01/2006 tarihinden itibaren düzenlediği tüm faturaların sahte olduğunun tespit edildiğinden bahisle takdir komisyonu kararına istinaden şirket hakkında 2007 yılı için vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi tarhiyatı yapılmış, gecikme faizi hesaplanmıştır.
Tahakkuk eden vergi borcunun vadesinde ödenmemesi üzerine davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla uyuşmazlık konusu ödeme emri düzenlenip tebliğ edilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, kanuni temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı hükmüne yer verilmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun mükerrer 35. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anılan hükümlerin değerlendirilmesinden, tüzel kişilerin vergilendirme ödevlerinin tüzel kişiliği temsile yetkili olanlar tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin temsil ettikleri tüzel kişilerin vergilendirme ödevlerini yerine getirmemeleri nedeniyle bir vergi ve vergiye bağlı borç doğmuşsa, bu borcun öncelikle tüzel kişiliğin malvarlığından tahsil yoluna gidileceği, borcun kısmen veya tamamen tüzel kişiliğin malvarlığından tahsil edilememesi durumunda ise kanuni temsilcinin sorumluluğuna gidileceği, bununla birlikte kanuni temsilcinin sorumluluğuna gidilebilmesi için borcun temsilcinin üzerine düşen vergilendirme ödevlerini yerine getirmemesinden kaynaklanması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, Tasfiye Halinde … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ödenmeyen 2007 yılına ait vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve gecikme faizinin tahsili için davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlendiği, davacının şirketteki hisselerini 26/01/2007 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan kararla devrederek ortaklıktan ayrıldığı, 28/03/2007 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan kararla ortaklardan bir başkasının kanuni temsilci olarak seçildiği anlaşılmaktadır.
Davacının 01/01/2007 ila 28/03/2007 dönemi içerisinde kanuni temsilci vasfını taşıdığı görüldüğünden, kanuni temsilci sıfatıyla davacının takibi öncesinde, kamu borcunun tahsili amacıyla ne gibi işlemlerin yapıldığının ve kamu alacağının tahsil zamanaşımına uğrayıp uğramadığı da dahil olmak üzere davacı adına düzenlenen ödeme emrinin diğer hususlar yönünden hukuka uygun olup olmadığının belirlenmesi amacıyla inceleme yapılarak ve davacının kısmi sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususu da araştırılıp ortaya konulmak suretiyle yapılacak inceleme sonucuna göre, yeniden karar verilmek üzere vergi mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davalının temyiz isteminin KABULÜNE,
2- … Vergi Mahkemesinin,… tarih ve E:…, K:.. sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,
2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/07/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY:

Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında vergi mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.

KARŞI OY:

Davacının söz konusu şirkette bulunan hisselerini 26/01/2007 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinin yayımı ile devrettiği, 28/03/2007 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinin yayımı ile de bir başka ortağın müdür olarak atandığı görüldüğünden, dava konusu dönem olan 2007 takvim yılındaki dava konusu olan vergi borcunun tamamından sorumlu tutulması gerekmektedir.
Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının bu gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.

KARŞI OY:

Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.

Bir önceki yazımız olan Hasılatın Kayıt Ve Beyan Dışı Bırakıldığından Bahisle Yapılan İncelemede (Mükellef) Davacı Beyanlarının Dikkate Alınması Gerektiği, Kurumlar Vergisi Matrahını Oluşturan Safi Kurum Kazancının Tespiti Açısından İlgili Meslek Odası İle İşlemlerin Tarafı Gerçek Veya Tüzel Kişilerin İfadelerine Başvurulmak Suretiyle Davacının İddiaları Karşılanmaksızın Yapılan Tarhiyatın Hukuka Uygun Olmayacağı, Öte yandan, Kurumlar Vergisinde Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Müessesesi Dışında Emsal Bedel Uygulaması Bulunmadığı Yönünde Güncel Danıştay VDDK Kararı. başlıklı makalemizde danıştay güncel içtihatlar, danıştay kayıt dışı hasılat ve danıştay kurumlar vergisi hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir