Genel

Defter ve Belgelerin Mücbir Sebep Bulunması ve Bulunmaması Durumunda İbraz Edilmemesinin Sonuçlarına Dair Danıştay İçtihadı Birleştirme Kararı

Defter ve belgelerin çeşitli sebeplerle ibraz edilmemesinin sonuçları hakkında uzun süredir Danıştay daireleri arasında görüş birliği bulunmamaktaydı. Hukuki güvenlik ilkesi ile açıklanamayacak bu belirsizlik, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu’nun aşağıdaki içtihadı ile giderilmeye çalışılmıştır. Bilindiği üzere Danıştay Kanunu’na göre, devam eden ve bundan sonraki yargılamalarda vergi mahkemeleri ile Danıştay daireleri aşağıdaki kararda belirtildiği şekilde karar vermek zorundadır. Karar, kesinleşmiş hükümler için yeniden yargılama imkanı sağlamamaktadır.

Söz konusu kararda ikili ayrım yapılmış, defter ve belgelerin hukuken geçerli bir mazeret ile veya mazeretsiz olarak vergi incelemesine ibraz edilmemesi farklı hukuki çözüm gerektiren maddi olaylar olarak sonuca bağlanmıştır.

Bu durumlardan ilki olan defter ve belgelerin hukuken geçerli bir mazeretle ibraz edilmemesi halinin bir resen tarh nedeni olduğu kabul edilmiş, ancak böyle bir durumda davacının defter ve belgelerini ibraz ederek alış belgelerini defterlerine kaydettiğini belgelemesinin beklenemeyeceği, hatta indirim konusu yapılan vergilerin alış belgelerinde ayrıca gösterilmiş olmasını kanıtlama yükümlülüğünün de bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan karara göre, hukuken geçerli mazeretin ispatı için zayi belgesi bulunması da gerekmemektedir. Jandarma, polis, zabıta, bilirkişi tutanakları da somut olaya göre zayi belgesi gibi mazereti tevsik eden bir belge olarak kabul edilebilecektir. Ancak böyle bir durumda resen yapılacak tarhiyatın, ibraz etmemeye dayalı indirimlerin reddi yerine; sahte belge kullanımı, dönemselliğe aykırılık gibi defter ve belge ibraz edilmemesi halinden bağışık farklı bir KDV indirimlerinin reddi nedenine ya da belgesiz satış, KKEG ile matrahın azaltılması gibi ilave bir resen tarh nedenine dayanacağı tabidir.

Defter ve belgelerin mazeretsiz olarak incelemeye ibraz edilmemesi halinde ise, vergi mahkemesince davacının dava dilekçesinde ibraz edebileceğini belirttiği defter ve belgeler istenerek ve ibraz edilecek belgelerden vergi idaresi haberdar edilerek vergilendirmenin konusunu oluşturan katma değer vergisi indiriminin dayanağı faturalarda bu verginin ayrıca gösterilip gösterilmediği, belgelerin yasal defterlere usulüne uygun kaydedilip edilmediği ve temsil ettiği hukuki muamelenin gerçek olup olmadığına ilişkin saptama yapılarak sonuca varılması gerekmektedir. Başka bir anlatımla vergi incelemesi süreci yargılama sırasında mahkemece yeniden başlatılacaktır. Defter ve belgeler mahkemeye de ibraz edilmez ise, KDV indirimlerinin sırf bu nedenle reddi suretiyle yapılan cezalı tarhiyata karşı açılan davanın reddi gündeme gelebilecektir.

Son olarak, defter ve belgelerin gizlenmesi eylemi kaçakçılık suçunu oluşturduğundan adli soruşturmayı gerektirdiği bilinmektedir. Bu bağlamda, Danıştay içtihadı birleştirme kararlarına yalnız Danıştay daire ve kurulları ile idari mahkemeler ve idare uymak zorunda olduğundan, defter ve belgelerin mazeretsiz olarak ibraz edilmemesi veya mazeretlerin hangi belgelerle kanıtlanabileceği yönündeki karardaki değerlendirmenin ceza mahkemeleri açısından bağlayıcı olmadığı söylenebilir.

Söz konusu karara aşağıda yer verilmiştir.

“Defter ve Belgelerin Mücbir Sebep Bulunması ve Bulunmaması Durumunda İbraz Edilmemesinin Sonuçlarına Dair Danıştay İçtihadı Birleştirme Kararı” için bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s