Genel

Uzlaşma Görüşmelerine Katılmayan Mükellefin Vergi Davası Açma Hakkı

Vergi Usul Kanunu’nun Ek 7. maddesinin 1. fıkrasında: “Müddeti içinde uzlaşma talebinde bulunan mükellef veya ceza muhatabı uzlaşma talep ettiği vergi veya ceza için, ancak uzlaşma vaki olmadığı takdirde dava açma yoluna gidebilir. ” kuralına, 4. fıkrasında ise: ” Uzlaşmanın vaki olmaması halinde mükellef veya ceza muhatabı; tarh edilen vergiye veya kesilen cezaya, uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağın kendisine tebliğinden itibaren genel hükümler dairesinde ve yetkili vergi mahkemesi nezdinde dava açabilir. Bu takdirde, dava açma müddeti bitmiş veya 15 günden az kalmış ise bu müddet tutanağın tebliği tarihinden itibaren 15 gün olarak uzar. ” kuralına yer verilmiştir. Aynı kanunun Ek 1. maddesinde ise uzlaşmanın vaki olmaması yanında uzlaşmanın temin edilememesi kavramına da yer verilmiş ancak herhangi bir açıklama yapılmamıştır.

Uzlaşmanın temin edilememesi kavramı, Uzlaşma Yönetmeliği’nin 10. maddesinde: “Uzlaşma temin edilemediği takdirde (mükellef veya vekilinin uzlaşma komisyonunun davetine icabet etmemesi, komisyona geldiği halde uzlaşma tutanağını imzalamaması veya tutanağı ihtirazi kayıtla imzalamak istemesi halinde uzlaşma temin edilememiş sayılır.)” denilerek örnekleme yöntemi ile izah edilmiştir. Bu nedenle, uzlaşma görüşmelerine katılıp teklifi kabul etmeme durumunda uzlaşmanın vaki olmaması; uzlaşma komisyonunun davetine icabet etmeme, komisyona gelindiği halde uzlaşma tutanağını imzalamama veya tutanağı ihtirazi kayıtla imzalama hallerinde ise uzlaşmanın temin edilememesi gündeme gelecektir.

Yukarıda da yer verildiği üzere vergi usul mevzuatına göre uzlaşma başvurusu yapıldıktan sonra yalnızca uzlaşmanın vaki olmaması üzerine mükelleflere dava açma imkanı verilmektedir. Bu nedenle ilk bakışta uzlaşmanın temin edilememesi hallerinde mükellefin dava açamayacağı düşünülebilir. Ancak pek bilinmese de uzlaşmanın temin edilememesi hallerinde de mükellef uzlaşma başvurusu yapılmış tarhiyata ve ceza kesme işlemine karşı dava açma hakkına sahiptir. Bu hakkın dayanağı, Danıştay Kanunu’nun 34/4. fıkrasına göre, Danıştay daire ve kurulları ile idari mahkemeler (idare ve vergi mahkemeleri) ve idarenin uymak zorunda olduğu belirtilen eski bir içtihadı birleştirme kararıdır.

Söz konusu Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu’nun 23.10.1986 gün ve E: 2986/2, K: 1986/2 sayılı kararı ile, uzlaşmanın temin edilemediği hallerde tıpkı uzlaşmanın vaki olmadığı durumda olduğu gibi tarhiyat veya ceza kesme işleminin yargıya taşınabilmesinin yolu açılmıştır. Dolayısıyla bu karar uyarınca, kanunda uzlaşmanın vaki olmamasına yönelik dava açılmasına dair yer verilen kurallar uzlaşmanın temin edilememesi hallerinde de geçerli olacaktır. Başka bir ifade ile, uzlaşma komisyonunun davetine icabet etmeyen, komisyona geldiği halde uzlaşma tutanağını imzalamayan veya tutanağı ihtirazi kayıtla imzalayan mükellef veya ceza muhatabı da; tarhedilen vergiye veya kesilen cezaya, uzlaşmanın temin edilemediğine dair tutanağın kendisine tebliğinden itibaren genel hükümler dairesinde ve yetkili vergi mahkemesi nezdinde dava açabilecek, dava açma müddeti bitmiş veya 15 günden az kalmış ise bu müddet tutanağın tebliği tarihinden itibaren 15 gün olarak uzayacaktır.

Bu bilgiler vergi yargısında tecrübe ve pratik bilginin önemini açık bir şekilde göstermektedir. Bu nedenle vergi davalarında başarı elde etmek, en azından hak kaybına uğramamak için vergi yargısında uzmanlaşmış hukukçularla çalışmak oldukça önemlidir.

Vergi Yargılama Uzmanı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s