Genel

Mali Müşavirlere, Mükellefin Sahte Fatura Düzenleme Eylemine İştirak Ettiği İddiasıyla Bir Kat Vergi Ziyaı Cezası Kesildiğinde Dikkat Edilmesi Gerekenler ve Dava Dilekçesi Örneği

Vergi yargısına intikal eden uyuşmazlıkların başında sahte fatura düzenleme ya da kullanma eylemleri uyarınca salınan cezalı vergiler gelmektedir. Bunun yanında bu fiillere iştirak ettiğinden bahisle mali müşavirlere de bir kat vergi ziyaı cezaları kesilmekte ve vergi mahkemesinde dava konusu edildiği görülmektedir. Kesilen bir kat vergi ziyaı cezaları müteselsil sorumluluk uyarınca salınan cezalı vergilerle karıştırılmamalıdır. Çünkü müteselsil sorumluluk uyarınca salınacak cezalı vergiler ile sahte fatura eylemine iştirak iddiasıyla kesilecek bir kat vergi ziyaı cezaları farklı hukuki sebeplere dayanmaktadır. Bu yazıda sahte fatura düzenleme fiiline iştirak bağlamında müfettişlikçe ileri sürülen haksız iddialara karşı nasıl savunma yapılması, diğer bir deyişle açılacak vergi davasında ileri sürülecek itirazların nasıl inşa edilmesi gerektiğine değineceğim.

Mali müşavir adına sahte fatura düzenleme fiiline iştirak nedeniyle bir kat vergi ziyaı cezası kesildiğinde, cezalı tarhiyatın dayanağı olarak gösterilen, mükellef adına düzenlenmiş bir vergi tekniği raporu bulunur. Gerek mükellef, gerekse mali müşavire isnat edilen tüm eylemler, eylemlere dayanak maddi bulgular ile hukuki nedenler ve müfettişin değerlendirmesi vergi tekniği raporunda yer alır. Vergi tekniği raporu inceleme raporlarına, suç raporlarına ve sorumluluk raporlarına veri kaynağı teşkil etmektedir.

Mali müşavirin sahte fatura düzenleme eylemine iştirak ettiği iddiasında dikkate alınması gereken temel veriler, bu raporlardan yalnız vergi tekniği raporunun iştirakle ilgili değerlendirmenin yapıldığı sonuç bölümünde yer alır. Bu nedenle, istisnai durumlar hariç, ne mükellef hakkında sahte fatura eylemlerinin değerlendirmesinde dikkate alınan verilerin, ne de inceleme raporlarında yer verilen hesaplamaların iştirak davasında önemli olduğunu düşünüyorum. Asıl önemli olan mükellef hakkında yazılan vergi tekniği raporundaki mali müşavir hakkında yapılan iştirak değerlendirmesidir. Yalnız vergi tekniği raporunun mükellefle ilgili kısmı ile inceleme raporlarının hesaplamalarla ilgili kısmında göze çarpan açık hatalar yapılmış ise iştirak davasında ileri sürülmesi yararlıdır.

Vergi tekniği raporunda mali müşavir hakkında ileri sürülen maddi delillerin vergi hukuku, mantık ve idari yargılama hukuk tekniği bakımından çürütülmesi bu davanın sonucunu belirlemektedir. Bunun yanında sahte fatura eylemi isnat edilen mükellefçe açılan vergi davasının sonucunun iştirak davasına etkisi tartışmasızdır. Bu davada verilecek esastan kabul kararı sahte fatura isnadını ortadan kaldıracağından, iştirak iddiasının nedenselliği de geçersiz hale gelecektir.

Bu bilgilere göre:

1- Mükellef hakkında sahte fatura düzenlediği veya kullanıldığı yönünde yapılan tespitler uyarınca tesis edilen idari işlemlere karşı vergi mahkemesinde dava açılmış veya açılacak ise, mali müşavir, açacağı davada yalnız iştirak iddiasının maddi değerlendirmesini çürütmeye çalışmalıdır.

2- Mükellef kayıp veya dava açmayacaksa, mali müşavir vergi tekniği raporundaki hem mükellef hakkındaki değerlendirmelere, hem de kendisi hakkındaki değerlendirmelere karşı itirazlarını sunmalıdır.

3- Mükellef ile birlikte ayrı ayrı vergi davaları açılmış, mükellef lehine, mali müşavir aleyhine karar verilmiş ise mali müşavir tarafından öncelikle olağan kanun yolu olan istinaf ve temyizde bu durum eleştirilmeli, karar kesinleşmiş ise yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulmalıdır.

Aşağıda hakkında vergi tekniği raporu bulunan mükellefin de vergi yargısına başvurması halinde mali müşavirin nasıl bir dava dilekçesi kaleme almasına yönelik örnek itirazlara yer verilmiştir.

(NOT: AŞAĞIDAKİ KURUM VE KİŞİLER KURGUSALDIR.)

İSTANBUL VERGİ MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA

DAVACI: ALİ YILDIZ TC Kimlik No:12345678910

ADRES: Güneş mah. Ay Sk. No: 2 D: 10 Güngören İstanbul

VEKİLİ: Av. Metin Dere

ADRES: Çankaya Mah. Ada Sk. No: D:7 Çankaya Ankara

DAVALI: Merter Vergi Dairesi Müdürlüğü

ADRES: Şirinevler Mahallesi Barbaros Cad. Bahçelievler Maliye Kompleksi No: Bahçelievler/İSTANBUL

DAVANIN KONUSU:

10.05.2019 tarih ve 2019051013D8G0000004 sayılı ihbarnameye konu 2018/2 dönemine ait 1.000,00 TL tutarındaki vergi ziyaı cezası

10.05.2019 tarih ve 2019051013D8G0000005 sayılı ihbarnameye konu 2018/3 dönemine ait 2.000,00 TL tutarındaki vergi ziyaı cezası

10.05.2019 tarih ve 2019051013D8G0000006 sayılı ihbarnameye konu 2018/4 dönemine ait 1.000,00 TL tutarındaki vergi ziyaı cezası

10.05.2019 tarih ve 2019051013D8G0000007 sayılı ihbarnameye konu 2018/5 dönemine ait 2.000,00 TL tutarındaki vergi ziyaı cezası

10.05.2019 tarih ve 2019051013D8G0000008 sayılı ihbarnameye konu 2018/6 dönemine ait 1.000,00 TL tutarındaki vergi ziyaı cezası

DAVA KONUSU İŞLEMİN TEBLİĞ TARİHİ: 07.06.2019

AÇIKLAMA ve YASAL MEVZUAT:

Müvekkilim ALİ YILDIZ adına, bir zamanlar defterini tuttuğu Ferhat Çimen isimli mükellefin sahte belge düzeleme fiiline iştirak ettiği iddiasıylaVergi Usul Kanunu’nun 344/2. fıkrasına istinaden dava konusu vergi ziyaı cezaları kesilmiştir. Kesilen cezalar hukuka aykırı olup iptali gerekmektedir. Şöyle ki,

Müvekkilimin sahte belge düzenleme faaliyetine iştirak ettiğine kanıt olarak ileri sürülen olaylardan ilki, müşavirliğini yaptığı iki işletmenin aynı adreste faaliyet göstermesi olarak rapora aktarılmıştır. Bu husus hem tenkit edilmiş, hem de Gelir İdaresi Başkanlığı’nca buna müsaade edildiği açıklanmıştır. Vergi idaresince izin verilen bir konu hakkında müvekkilimin tenkit edilmesi, hem mukteza ve sirkülerler hakkındaki VUK düzenlemeleri, hem de hukuki güvenlik ilkesi ile açıklanamaz. Çünkü vergi idaresince izin verilen bir konunun eleştiri konu yapılması hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik kavramları ile açıklanamaz. Bu açıdan yapılan eleştiri bu yönüyle kabul edilemez.

Öte yandan Vergi müfettişince söz konusu durumun rekabet kuralları ile de açıklanmayacağı şeklinde bir değerlendirme yapılmıştır. İnceleme elemanının vakıf olduğu bu iktisadi bilginin Gelir İdaresi Başkanlığı’nca bilinmemesi kabul edilebilir mi? Bunun yanında iş yerinin 60 metre kare olması gerekçe gösterilerek iki mükellefin aynı yerde faaliyet gösteremeyeceği değerlendirmesi ile iddia sağlamlaştırılmaya çalışılmıştır. Ancak verilen özelgelerde 60 metre kare altındaki alanlarda aynı işi yapan iki mükellefin eş zamanlı faaliyet gösteremeyeceğine ilişkin bir hususa veya sınırlamaya yer verilmemiştir. Dolayısıyla iştirak iddiasını kuvvetlendirmek maksadıyla vergi tekniği raporunun bu kısmında yapılan yorum varsayıma dayanmaktadır. Öte yandan aynı dükkanda faaliyet gösterilip gösterilmemesi tamamen mükelleflerin kendi tercihleridir. Bu noktada özelgelere göre hareket eden mali müşavirin vergi idaresine bu durumu bildirme ya da izin alma zorunluluğu da bulunmamaktadır.

Müvekkilim 10.10.2016 ila 10.04.2017 tarihleri arasında mükellefin defterlerini tutmaktadır. Ancak vergi tekniği raporuna göre 20.04.2018 tarihinde mükellef söz konusu adreste bulunamamıştır. Müvekkilimin sözleşmesinin bittiği tarihten yaklaşık bir yıl sonra yapılan yoklamada mükellefin adresinde bulunamamasının müvekkilim ile ilişkilendirilmesi ve bu durumun mükellefin düzenlediği iddia edilen sahte faturalarda yardımının bulunduğunun ileri sürülmesi açık bir çelişki meydana getirmektedir. Dolayısıyla müvekkilimin işini yapmayı bıraktığı tarihten çok sonraki bir tarihte yapılan yoklamanın neticelerinin müvekkilim ile bağdaştırılması hukuken kabul edilemez.

İştirak iddiasını kuvvetlendirmek için ileri sürülen bir diğer iddia ise müvekkilimin birçok mükellefi hakkında sahte fatura düzenlemekten dolayı işlem yapıldığı bilgisidir. Müvekkilimin, mükelleflerinin beyan ettiği işlemlerin doğruluğunu araştırmak gibi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu noktada karşıt tespit, envanter, randıman vs. incelemesi yaparak alınan faturaların gerçek olup olmadığını tetkik edebilecek sorumluluğu da bulunmamaktadır. Diğer yandan müfettişin sahte fatura ile ilişkisi olduğunu ileri sürdüğü mükelleflere yapılan bu isnatlara karşılık vergi mahkemesinde dava açılıp açılmadığı, yargılama sonucu bu iddiaların kesinleşip kesinleşmediği belli de değildir. Soyut bir iddiadan öte kıymeti bulunmayan bu değerlendirmenin kıyas yapmak suretiyle mevcut uyuşmazlıkta iştirak vakıasına kanıt olarak beyan edilmesi mümkün değildir.

Aynı şekilde, sahte fatura düzenlediği iddia edilen Ferhat Çimen hakkında salınan cezalı vergiler hakkında herhangi bir yargı kararı bulunmamaktadır. İştirak, varsayıma dayanan bir suçlama olmaktan ziyade, somut temelleri bulunması gereken bir isnada dayandığında sabit bulunarak cezalandırılabilir. Bu nedenle, Ferhat Çimen hakkında henüz kesinleşmiş bir sahte fatura düzenleme eylemi bulunmadan müvekkilime iştirak isnadı ileri sürülerek bir kat vergi ziyaı cezası uygulanması kabul edilemez.

SONUÇ ve İSTEM: Açıklanan nedenlerle, yukarıda ayrıntısı verilen vergi ziyaı cezalarının iptaline ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı idareye yüklenmesine karar verilmesini arz ederim.

…/06/2019

Davacı Vekili

“Mali Müşavirlere, Mükellefin Sahte Fatura Düzenleme Eylemine İştirak Ettiği İddiasıyla Bir Kat Vergi Ziyaı Cezası Kesildiğinde Dikkat Edilmesi Gerekenler ve Dava Dilekçesi Örneği” için 3 yorum

  1. Sayın uzmanım engelli araç üzerinde aldığımız raporumuz hastane personelleri sözde doktor kaşesi çalıp basmışlar diye iptal olmuş annemin bay bas ameliyat raporlarıyla 2017 den aldığımız araç için ÖTV KTv 130 bin borç yollamışlar raporu veren hastane vergi mahkemesi bize ne gibi bir ceza verebilir saygılarımla

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s