Genel

Vergi Mahkemesinde Yargılamanın Yenilenmesi

Hukuk terimi olan kanun yolu kavramı hakkında kısaca, davacının aleyhinde verilen bir karara karşı başvurabileceği itiraz müesseselerinin tamamı olduğu söylenebilir. Vergi mahkemesinde açılan bir davada verilen karara karşı davacının başvurabileceği olağan kanun yolları bölge idare mahkemesinde istinaf ve Danıştay’da temyizdir. İstinaf ve temyiz incelemesi tamamlanan bir dava hakkında verilen karar kural olarak kesinleşir. Kesinleşen bir mahkeme kararı hakkında ise gidilebilecek olağan kanun yolu kalmamıştır. Çünkü idari yargıda önceden var olan karar düzeltme müessesesi kaldırılmıştır. Bu nedenle çok istisnai olan kanun yararına temyiz kurumunu bir kenara bırakırsak kesinleşen bir mahkeme kararı hakkında gidilebilecek kanun yolu olarak yalnız yargılamanın yenilenmesini söylemek mümkündür. Yeri gelmişken olağan kanun yolları tükendikten sonra Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapmak olağanüstü bir kanun yolu başvurusu değildir. Ancak Anayasa Mahkemesi’nce yargılamanın yenilenmesine karar verilmesi halinde dolaylı bir olağanüstü kanun yolu incelemesi ortaya çıkmış olur.

Vergi mahkemesince verilen bir karar hakkında yargılamanın yenilenmesi istinaf veya temyiz başvurusunda bulunma koşuluna bağlanmamıştır. Karar hangi aşamada ve hangi sebeple kesinleşirse kesinleşsin koşullar oluştuğu takdirde yargılamanın yenilenmesi mümkündür. Bu şartlar birbirinden bağımsız olup yalnız birinin gerçekleşmesi yargılamanın yenilenmesi için yeterlidir. Bu koşullar aşağıda sıralanmıştır:

a) Zorlayıcı sebepler dolayısıyla veya lehine karar verilen tarafın eyleminden doğan bir sebeple elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması,

b) Karara esas olarak alınan belgenin, sahteliğine hükmedilmiş veya sahte olduğu mahkeme veya resmi bir makam huzurunda ikrar olunmuş veya sahtelik hakkındaki hüküm karardan evvel verilmiş olup da, yargılamanın yenilenmesini isteyen kimsenin karar zamanında bundan haberi bulunmamış olması,

c) Karara esas olarak alınan bir ilam hükmünün, kesinleşen bir mahkeme kararıyla bozularak ortadan kalkması,

d) Bilirkişinin kasıtla gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun mahkeme kararıyla belirlenmesi,

e) Lehine karar verilen tarafın, karara etkisi olan bir hile kullanmış olması,

f) Vekil veya kanuni temsilci olmayan kimseler ile davanın görülüp karara bağlanmış bulunması,

g) Çekinmeye mecbur olan başkan, üye veya hakimin katılmasıyla karar verilmiş olması,

h) Tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında verilen karara aykırı yeni bir kararın verilmesine neden olabilecek kanuni bir dayanak yokken, aynı mahkeme yahut başka bir mahkeme tarafından önceki ilamın hükmüne aykırı bir karar verilmiş bulunması.

ı) Hükmün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya hüküm aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi.

Bu sayılanlar dışında Anayasa Mahkemesi’nce yargılamanın yenilenmesine karar verilmesi de bir diğer yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak gösterilebilir.

Yargılamanın yenilenmesi istekleri esas kararı vermiş olan mahkemece karara bağlanır. Dolayısıyla bu istemin yerine getirilmesi herhangi bir mahkemeden istenemeyeceği gibi derece mahkemesi olmayan üst mahkemeler bu incelemede görevli değildir. Ancak yargılamanın yenilenmesi istemi hakkında mahkemece usulden veya esastan verilen nihai herhangi bir karara karşı istinaf veya temyiz yoluna başvurmak mümkündür.

Yargılamanın yenilenmesi istemleri her koşul için belirli hak düşürücü sürelere bağlanmıştır. Yenileme şartı gerçekleşse bile bu süreleri kaçıran bir davacının başvurusu süre aşımı nedeniyle reddedilir. Bu süreler yukarıdaki (h) bendinde yazılı sebep için on yıl, (ı) bendinde yazılı sebep için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl ve diğer sebepler için ise altmış gündür. Süreler dayanılan sebebin istemde bulunan yönünden gerçekleştiği tarihi izleyen günden itibaren başlatılarak hesaplanır.

Sonuç olarak, vergi mahkemesince verilen bir karar için itiraz prosedürünün tamamlanıp tamamlanmadığı konusunda iyi araştırma yapılmalıdır. Vergi yargılaması kendine özgü kuralları olan bir idari yargı muhakeme çeşidi olduğundan genel hukuk bilgisi dışında vergi yargılaması kültürü, süreç tecrübesi ve içtihat birikimi bilgisi ile davanın sonucu açısından davacının lehine değişiklikler yapılması mümkün olabilir.

Vergi Yargılama Uzmanı

https://vergiyargilamahukuku.com/hakkinda/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s