Genel

Vergi Davası Kazanma Stratejileri 3: Güncel İçtihatlar

paper-3141341_960_720Vergi mahkemelerinin kararları, ister ilk derece mahkemesince verilsin ister istinaf ya da temyiz dairelerince verilsin başka bir mahkemenin kararının oluşmasında yalnız yardımcı kaynak niteliğinde değerlendirilir. Bunun anlamı, bir mahkeme üst mahkemesi dahi olsa bir başka mahkemenin kararına uymak zorunda olmayıp kendi yaptığı değerlendirme neticesinde ulaştığı sonuca göre karar verebilmesinin mümkün olmasıdır. Tabi bu durumun üç istisnası bulunmaktadır.

Bunlardan ilki bölge idare mahkemesinin Danıştay dairesinin verdiği bozma kararı üzerine ısrar ettiği durumda Danıştay Vergi Dava Daireleri’nce verilen karardır. Bu husus 2577 sayılı Kanun 50. maddesinde şu şekilde yer almaktadır: “Bölge idare mahkemesi, bozmaya uymayarak kararında ısrar ederse, ısrar kararının temyizi halinde, talep, konusuna göre Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulunca incelenir ve karara bağlanır. Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulması zorunludur.” Görüldüğü üzere ısrar kararı üzerine verilen karara alternatif bir başka karar verilemez.

Diğer bir istisna ise Danıştay’ın görevli birimince verilen içtihatları birleştirme kararıdır. Bu karara da benzer olaylarda tüm mahkemelerin uyması zorunlu olup herhangi bir mahkemece bağımsız değerlendirme yapılamamaktadır. Bu konudaki düzenleme ise Danıştay Kanunu’nun 40. maddesinde, “1. İçtihatların birleştirilmesi veya birleştirilmiş içtihatların değiştirilmesi, Danıştay Başkanı, konu ile ilgili daireler, idari ve vergi dava daireleri kurulları veya Başsavcı tarafından istenebilir. 2. Aykırı kararlarla ilgili kişiler, içtihatların birleştirilmesi için Danıştay Başkanlığına başvurabilirler. 3. Kurulun, içtihatların birleştirilmesi veya değiştirilmesi hakkındaki kararları, gönderildikleri tarihten itibaren bir ay içerisinde Resmi Gazete’de yayımlanır. 4. Bu kararlara, Danıştay daire ve kurulları ile idari mahkemeler ve idare uymak zorundadır. ” şeklinde düzenlenmiştir.

Sonuncu istisna ise Anayasa Mahkemesi kararlarıdır. Anayasa mahkemesinin bireysel başvuru kararları, örneğin mülkiyet hakkının ihlali kanaatiyle verdiği yargılanmanın yenilenmesi hakkında verdiği karar, ihlale sebep olan kararı veren vergi mahkemesini bağlarken; soyut veya somut norm denetimi sonucu verdiği iptal kararları ise yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.  Bu konudaki düzenlemede ise Anayasa’nın 153/son fıkrasında yer almaktadır.

Tüm bu istisnalar dışında bir mahkemenin herhangi vergi mahkemesi kararına etki etmesine yönelik bağlayıcı bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu kural sahte fatura davalarında verilen mahkumiyet kararları hakkında da geçerlidir. Vergi mahkemesi aynı eylemin sonucu olsa bile kendi yaptığı değerlendirmeye göre sahte fatura olayı hakkında ceza mahkemesinden farklı bir kanaate ulaşabilir.

Bunun yanında Türkiye’deki vergi mahkemelerinin geneli zorunlu olmasa da üst mahkemelerin içtihatlarını dikkate almaktadır. Bu üst mahkeme hakimlerinin daha kıdemli olmasına itibardan, hazır karar kullanımının kolaylığının cazibesinden ya da kararın bozulup hakimin performans cetveline sirayetinden sakınmaktan kaynaklanır. Dolayısıyla böyle bir ortamda ve Danıştay’ın bir çok içtihadını değiştirdiği son zamanda, güncel içtihatların uygulanması zorunlu olmasa da takibi ve açılacak davalarda yer verilmesi davanın seyri açısından oldukça önemlidir.

Güncel içtihat örneklerinin tüm vergi mahkemelerince bilindiği ve takip edildiği, nasıl olsa verilecek karara yön vereceği düşünülmemelidir. Gerek iş yükü, gerek ihmaller üst mahkeme içtihatlarının mahkemece izlenmesine engel olabilir. Bu nedenle açılacak davanın içtihada uygunluk analizi yapıldıktan sonra davada güncel içtihat örneklerine yer verilmesi gasp edilen hakka ulaşmayı hızlandırır. Çünkü mahkemece verilecek ret kararının istinaf veya temyiz mahkemesince karara bağlanması ayları hatta yılları bulabilir. Bu süre ise bir tacirin iktisadi hayatı için önemli kayıplara sebep olabilir.

Sonuç olarak, her ne kadar vergi mahkemelerinin uymak zorunda olduğu yargı kararları sınırlı olsa da, Türkiye’de üst mahkeme kararları ihtiyari de olsa büyük çoğunlukla derece mahkemelerince dikkate alınmaktadır. Başta Danıştay daireleri olmak üzere istinaf mahkemelerinin değişen veya yeni verilen kararlarının açılacak benzer davalara ait dilekçeler ile ibraz edilmesinin davanın seyri açısından önemi tartışmasızdır. Bu ihmalin sonucu istinafta kesinleşen kararlar için telafisi imkansız, Danıştay’da kesinleşen kararlar için ise telafisi geç olarak temayüz edebilir.

Vergi Yargılama Uzmanı

https://vergiyargilamahukuku.com/hakkinda/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s