Genel

Limited Şirket Kanuni Temsilcisi Hakkında Düzenlenen Ödeme Emrine İtiraz Davası Dilekçesi Örneği

(Not: İtiraz sebepleri ödeme emri uyuşmazlığının türüne göre değişmektedir.)

ödeme emri

İSTANBUL VERGİ MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA

-yürütmenin durdurulması taleplidir-

DAVACI: Deniz Gül TC Kimlik No: 62734524234

ADRES: Çiğdem Mah. 70. Sok. No:11 Beylikdüzü İstanbul

DAVALI: İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı

ADRES: Akşemsettin Mahallesi Adnan Menderes Bulvarı No:56 Fatih/İSTANBUL

DAVANIN KONUSU (Toplam 4 adet):

20/05/2018 tarih ve 2018052066aRF0000001 sayılı Ödeme Emri.
20/05/2018 tarih ve 2018052066aRF0000002 sayılı Ödeme Emri.
10/05/2019 tarih ve 2019051066aRF0000001 sayılı Ödeme Emri.
10/05/2019 tarih ve 2019051066aRF0000002 sayılı Ödeme Emri.

DAVA KONUSU İŞLEMİN TEBLİĞ TARİHİ: 16.05.2019

AÇIKLAMA ve YASAL MEVZUAT:

Müvekkilimin 01.06.2014 ila 01.05.2015 tarihlerinde ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu YAĞMUR İNŞ. TURİZM TEKS TİC. LTD. ŞTİ.’nin 2014 ve 2015 takvim yıllarının muhtelif dönemlerine ait ödenmeyen çeşitli kamu alacaklarının tahsili amacıyla adına dava konusu ödeme emirleri tanzim edilmiştir. Oysa ki söz konusu ödeme emirleri hukuka aykırı olup iptali gerekmektedir. Şöyle ki:

Müvekkilim tarafından ödeme emri tebliğinden hemen sonra vergi dairesine müracaat edilmiş ve borcun doğumuna ait bilgi ve belgeler istenmiştir. Ancak vergi dairesi tarafından tarafına herhangi bir vesika verilmemiş ve açıklama yapılmamıştır. Bu nedenle bu aşamada itirazlarımız ödeme emrinde yer verilen bilgiler nazara alınarak yapılacaktır.

Öncelikle belirtmek gerekir ki ödeme emirlerine konu borçların bir kısmının vadesi kanuni tahakkuk tarihleri dikkate alarak belirlenmiştir. Bunun anlamı borçların bir kısmı zamanında verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden ve ödenmeyen kamu alacaklarıdır. Bununla birlikte borçların büyük çoğunluğunun vadeleri, dönemleri 2014 ve 2015 olmasına rağmen 2018 yılı içerisinde yer almaktadır. Bu tablodan anladığımız kadarıyla 2018 yılında asıl borçlu şirket hakkında bir vergi incelemesi yapılmıştır. Çünkü vadesi 2018 yılına isabet eden 2014 ve 2015 dönemlerine ait kamu alacaklarının ihbarname ile tahakkuk ettiği açıktır. Burada çok önemli bir husus dikkat çekmektedir. 2014 ve 2015 inceleme dönemine ait salınan katma değer vergileri üzerinden üç kat vergi ziyaı cezaları kesilmiştir. Demek oluyor ki 2014 ve 2015 yıllarına ait defter ve belgeler 2018 yılındaki incelemeye ibraz edilmemiştir. Ödeme emirlerinde atıf
yapılan 213 sayılı Kanun’un 10. maddesinde bahsedilen sorumluluk kusur sorumluluğudur. Bu düzenlemede kanuni temsilcinin ödevlerini yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınmayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı belirtilmiştir. Olayda kanuni ödevlerini (ibraz
ödevini) yerine getirmeyen kanuni temsilci 2018 yılında defter ve belgeleri incelenmek üzere arz etmeyen kanuni temsilcidir. Dolayısıyla 2018 yılındaki kanuni temsilcinin kusurlu eyleminden 01.06.2014 ila 01.05.2015 tarihleri arasında kanuni temsilci olan müvekkilimin sorumlu tutulması 213 sayılı Kanun’un 10. maddesine aykırıdır.
Vergi incelemesi dışında kalan, takip dilen borçların küçük bir miktarına isabet eden, beyan üzere tahakkuk edip ödenmeyen kamu alacakları açısından ise müvekkilimin kanuni temsilci olduğu kıst dönem dikkate alınmadan tüm dönemlerden sorumlu tutulması kabul edilemez. Çünkü kurumlar vergisi matrahını bir takvim yılının geliri belirlemektedir. Ve bu vergi bir sonraki yılda tahakkuk eder. Müvekkilim 01.06.2014 ila 01.05.2015 tarihlerinde şirketin kıst dönem kanuni temsilcisi olduğuna göre 2014 ve 2015 yılına ait elde edilen gelirin tamamının vergisinden sorumlu tutulması kabul edilemez. Çünkü Danıştay’ın müstakar hale gelen kararlarına göre kanuni temsilci ve ortaklar ancak kendi dönemlerinden sorumludur. Dolayısıyla 2014 ve 2015 takvim yıllarının kurumlar vergisi ile gecikme faizlerinden müvekkilimin sorumlu tutulması kendi dönemi olmayan gelirlerin vergisinden de sorumlu tutulması anlamına geldiğinden kabul edilemez.

Diğer taraftan, tüm bu hukuka aykırı kamu alacaklarını çıkardığımız zaman geriye kalan küçük tutarlar için de yine müvekkilime takip yapılmaması gerekir. Çünkü asıl borçlu şirketin bu borcu karşılayacak mal varlığı bulunmaktadır. Şirketten tahsil yoluna gidilip söz konusu varlıklar paraya çevrilip borcun ödenmesi yoluna gidilmeden müvekkilim adına ödeme emri düzenlenmesi kabul edilemez.

SONUÇ ve İSTEM:
Açıklanan nedenlerle, müvekkilimin iktisadi hayatı açısından ödeme emirlerinin icrasına devam edilmesi halinde telafisi zor zararlar doğabileceğinden yürütmenin durdurulması isteminin incelenmesi için davalı idare savunmasının verilme ve ara kararı süresinin kısaltılmasına, dava konusu ödeme emirlerinin öncelikle yürütmesinin durdurularak iptaline, yargılama giderlerinin davalı idareye yüklenmesine karar
verilmesini arz ederim.
/05.2019
Davacı adı ve imza

Vergi Yargılama Uzmanı

https://vergiyargilamahukuku.com/hakkinda/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s