Genel

Elektronik Beyanname Vermeme Nedeniyle Özel Usulsüzlük Cezası İle Vergi Ziyaı Cezası Aynı Anda Kesilemez

face-1370956_960_720.jpg

Ceza hukukunda aynı eylem nedeniyle iki kez ceza verilemeyeceğine yönelik bir ilke vardır. Bu ilke non bis in idem olarak bilinir. Kuralın, hem suç yaptırımı olan adli ceza, hem de kabahat yaptırımı olan idari cezalar için geçerli olduğu kabul edilmektedir.

Bu ilkenin bir sonucu olarak ceza hukukunda fikri içtima müessesesi benimsenmiştir. Fikri içtima, aynı fiil nedeniyle meydana gelen suçların cezalarından en ağırının uygulanması olarak açıklanabilir. Türk Ceza Kanunu’nun 44. maddesinde, fikri içtima, “İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır.” şeklinde yer almaktadır.

Fikri içtima suçlarda olduğu gibi kabahat olan eylemlerin yaptırımları için de geçerlidir. Kabahatler Kanunu’nun 15. maddesinde bu durum, “Bir fiil ile birden fazla kabahatin işlenmesi halinde bu kabahatlere ilişkin tanımlarda sadece idari para cezası öngörülmüşse, en ağır idari para cezası verilir.” şeklinde açıklanmıştır. Diğer taraftan aynı maddenin son fıkrasına göre ise “Bir fiil hem kabahat hem de suç olarak tanımlanmış ise, sadece suçtan dolayı yaptırım uygulanabilir. Ancak, suçtan dolayı yaptırım uygulanamayan hallerde kabahat dolayısıyla yaptırım uygulanır.” denilerek fikri içtima, suç ve kabahat meydana getiren aynı ve tek eylemin yaptırımı için de benimsenmiştir.

Yukarıda yer verilen kurallar genel kanun niteliğinde olan Türk Ceza Kanunu ile Kabahatler Kanunu’nda yer almaktadır. Hukuk tekniği bakımında özel kanun ya da özel kural genele nazaran öncelikli uygulanması gerektiği için, herhangi bir olayda, özel kanun durumunda olan Vergi Usul Kanunu’nda yer alan vergi suç ve kabahatleri ile müeyyidelerine ilişkin düzenlemelerin dikkate alınması gerekir. Vergi Usul Kanunu’unda düzenleme olmaması halinde ise bu iki genel kanun kuralları geçerli olacaktır.

Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesinin son fıkrasında, kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında hapis cezasının uygulanması, vergi ziyaı cezasının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği belirtilmiştir. Kural non bis in idem genel kaidesinin ve dolayısıyla fikri içtima kuralının istisnasını teşkil etmektedir. Dolayısıyla vergi ziyaı doğuran kaçakçılık fiilleri için hem adli, hem idari ceza uygulanabilmesi mümkündür. Benzer şekilde aynı kanunun 340. maddesinde “Bu kanunda yazılı vergi ziyaı cezası ve usulsüzlük cezaları ile 359’uncu maddede ve diğer kanunlarda yazılı cezalar; içtima ve tekerrür hükümleri bakımından birleştirilemez. Bu Kanunla vergi cezasıyla cezalandırılan fiiller, aynı zamanda 359’uncu maddeye göre suç teşkil ettiği takdirde vergi cezası kesilmesi söz konusu madde hükmüne göre takibat yapılmasına engel olmaz.” düzenlemesi vergi kabahatleri ile kaçakçılık suçlarının birleşmeyeceğini, diğer bir anlatımla hem adli hem idari para cezası uygulanabileceğini ortaya koymuştur. Yine 335. madde de yer alan “Vergi ziyaı cezasında cezayı istilzam eden tek bir fiil ile başka neviden birkaç vergi ziyaa uğramış olursa her vergi bakımından ayrı ayrı ceza kesilir. ” düzenlemesi de bahsedilen genel ilkeden sapmaya örnek olarak gösterilebilir. Aynı şekilde 353. madde uyarınca kesilecek özel usulsüzlük cezaları ile vergi ziyaı cezaları açısından da fikri içtima kurallarının uygulanmayacağı aynı maddede belirtilmiştir.

Bunun yanında non bis in idem kuralı ile paralel yöndeki özel düzenlemelere de Vergi Usul Kanunu’nda rastlamak mümkündür. Kanunun 336 maddesinde yer verilen “Cezayı istilzam eden tek bir fiil ile vergi ziyaı ve usulsüzlük birlikte işlenmiş olursa bunlara ait cezalardan sadece miktar itibariyle en ağırı kesilir.” kuralı fikri içtimanın usulsüzlük ile vergi ziyaı cezaları açısından benimsendiğini göstermektedir.

Bu açıklamalardan sonra yazının başlığında yer verilen soruya cevap vereyim. Vergi Usul Kanunu’nun mük. 355. maddesinde yer verilen özel usulsüzlükler ile vergi ziyaı kabahatinin cezalandırılması açısından içtima hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağına yönelik herhangi bir kural bulunmamaktadır. Kural bulunmadığından genel kanun niteliğindeki Kabahatler Kanuna bakılması gerekir. Kabahatler Kanunu’nun 15. maddesine göre ise bir fiil ile birden fazla kabahatin işlenmesi halinde bu kabahatlere ilişkin tanımlarda sadece idari para cezası öngörülmüşse, en ağır idari para cezası verilmesi gerekir. Dolayısıyla tek fiil ile ortaya çıkan bu tip özel usulsüzlük cezası ile vergi ziyaı cezası açısından en ağır ceza hangisi ise o ceza tatbik edilecektir.

Sonuç olarak, uygulamada idarece elektronik ortamda verilmeyen beyannameler nedeniyle hem özel usulsüzlük, hem de vergi ziyaı cezası kesilmektedir. Vergi mahkemelerince de fikri içtima çerçevesinde herhangi bir araştırma ya da değerlendirme yapılmamaktadır. Ancak gerek uygulamanın, gerekse de bu yöndeki vergi mahkemesi kararlarının başta non bis in idem ilkesi olmak üzere Kabahatler Kanunu’nun 15. maddesine aykırı olduğunu söyleyebilirim.

Vergi Yargılama Uzmanı

https://vergiyargilamahukuku.com/hakkinda/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s