Genel

Defterlerimi Veya Faturalarımı Kaybettiğimi Vergi İncelemesi Başlarken Öğrenirsem Kendimi Nasıl Savunabilirim?

book-2028386__480.png

Öncelikle belirtilmelidir ki, incelenmek üzere istenmeden evvel farkedilecek defter veya belge kayıplarında mutlaka zayi belgesi alınmalıdır. Zayi belgesi Türk Ticaret Kanun’nun 82/7. fıkrasında düzenlenmiştir. Fıkraya göre bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya
yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir ziyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu belge uygulamada zayi belgesi olarak adlandırılmakta olup hem ceza, hem vergi yargılaması için önemli kabul edilmektedir. Peki kayıp hadisesi, defter ve belgelerin incelenmek üzere ibrazının istenmesi sırasında öğrenilirse/farkedilirse ne yapılmalı?

Vergi Usul Kanunu’na göre defter ve belgelerin gizlenerek incelemeye ibraz edilmemesi hapis cezası öngörülen bir suçtur. Ancak her ibraz edememe eylemi gizleme olarak değerlendirilemez. Çünkü hayatın olağan akışında defter veya belgelerin kaybedilme ihtimali de vardır.

Bunun yanında kayıp olayı vuku bulduğu an vesikaları saklamakla yükümlü kişinin bilgisine de girmeyebilir. Bir tacir ne kadar basiretli olursa olsun gün aşırı defter ve belgelerinin yerini ve yapraklarını kontrol etmekle yükümlü tutulamaz. Saklama ödevi tedbirsiz davranışlar nedeniyle ihlal edilse dahi kasıt yokluğundan gizleme isnadında bulunulamaz. Dolayısıyla defter ve belgelerini kaybeden kimseye gizleme eylemi isnat edilerek vergi suçu raporu düzenlenmesi doğru değildir. Düzenlense dahi mahkemece adli ceza verilmemesi gerekir. Çünkü gizleme suçu ancak kasıtla işlenebilir. Bu suç, özensiz veya tedbirsiz davranış kusuru anlamına gelen taksir ile işlenemez. Çünkü Türk Ceza Kanunu’nun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır. Bu bakımdan taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça belirttiği hallerde cezalandırılacağından, defter veya belgelerini taksirle kaybeden mükellefe kasıt yokluğundan hapis veya adli para cezası verilemez.

Bununla birlikte, vergi ziyaı cezası gibi idari para cezaları hakkında ise özel kanunda hüküm bulunmayan hallerde Kabahatler Kanunu kuralları uygulanır. Bu kanuna göre ise kabahatler, kanunda açıkça hüküm bulunmayan hallerde, hem kasten hem de taksirle işlenebilir. Yine bir kabahat, icrai veya ihmali davranışla da işlenebilir. İhmali davranışla işlenmiş kabahatin varlığı için kişi açısından belli bir icrai davranışta bulunması hususunda hukuki yükümlülüğün varlığı gereklidir. Bu yükümlülük Vergi Usul Kanunu’ndaki beş yıl süre ile defter ve belgeleri saklama ödevidir. Dolayısıyla kayıp halinde kaçakçılık eylemi (gizleme) bulunmadığından vergi ziyaı cezası ancak bir kat kesilebilir. Çünkü gizleme eylemi (suç) değil ancak kaybetme eylemi (kabahat) taksirle gerçekleştirilebilir.

Ancak böyle bir durumda hukuki ve maddi sebepler sentezlenerek ve davacının lehine olan olgular ön plana çıkarılarak mahkemenin kayıp vakıası hakkında ikna edilmesi gerekir. Kayıp olayı sabit bulunduğu sürece mahkemenin gizleme eylemi nedeniyle davacı aleyhine karar vermesi hukuka uygun olmaz.

Vergi Yargılama Uzmanı

https://vergiyargilamahukuku.com/hakkinda/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s