Genel

Hukuka Aykırı Tevkif Edilen Vergiyi 3 Ay İçerisinde Alabilir Miyim?

pexels-photo-259234Günümüzde vergi toplama usulü bakımından beyan sistemi uygulanmaktadır. Beyan usulünde vergi matrahı dolayısıyla vergi, mükellef tarafından hesaplanarak beyan edilir ve ödenir. Bununla birlikte bu usulün istisnası olan tevkifat yoluyla toplanan vergiler de önemli bir orana ulaşmıştır. Hatta öyle ki hali hazırda kaynakta kesmek suretiyle toplanan gelir vergilerinin toplanan tüm gelir vergilerine oranı %90 civarındadır. (Çelikkaya & Tekin, Vergi Denetimi, 8. Baskı) Bunun dışında gelir vergisi gibi diğer pek çok vergi türünde de stopaj usulü ile vergi toplanmaktadır.

Stopaj usulünde vergi, mükellefe yapılan ödeme sırasında ödemeyi yapan vergi sorumlusu tarafından kesilerek vergi dairesine muhtasar beyanname ile beyan edilip ödenmektedir. Uygulamada vergiyi kesen kişi vergi idaresinin fiili bir tahsilat memuru gibi çalışmaktadır. Bu nedenle kesinti anında tahsilat işlemlerinin başladığı söylenebilir. Bazı durumlarda ise tebliğ ya da öğrenme kesintiden sonra gerçekleştiğinden, vergileme metodolojisine ters olarak verginin tahakkuku bazen fiilen tahsil edilmesinden sonra gerçekleşmektedir.

Bu nedenlerle yazının başlığındaki soruya cevap vermeden önce tevkif usulü ile alınan vergilere karşı açılacak davalarda hata yapılmaması için, ilgili bir kısım ayrıksı durumları ve uygulamaları izah etmekte fayda var.

Tevkif Edilen Vergiye Dava Açma Süresi

Kesinti suretiyle toplanan vergilerde vergi mahkemesinde dava açma süresi 30 gündür. Bu süre kural olarak istihkak sahiplerine ödemenin yapıldığı günden itibaren başlar. Örneğin maaşından gelir vergisi kesintisi yapılan bir mükellef için dava açma süresi maaşını aldığı tarihtir. Yalnız bazı durumlarda, örneğin bankanın ödemeyi yaparken kesinti yapması halinde, mükellef tevkifatı hesaplarını kontrol ederken sonrada öğrenmiş olabilir. Böyle bir durumda davacı kesinti tarihini bilmesi gereken veya bilebilecek durumda değilse dava açma süresinin başlangıcının mükellefin kesintiyi öğrendiğini ileri sürdüğü tarih olarak dikkate alınması gerekir.

Stopaj Yoluyla Alınan Verginin Vergi Mahkemesinden İadesinin İstenmesi

İdari yargılama hukukunda dolayısıyla vergi yargısında “iade davası” diye bir dava türü bulunmamaktadır. Bu nedenle kuramsal olarak iade isteminde bulunmak vergi mahkemesinden istenmesi mümkün olmayan idari işlem nevinden bir talep olsa da, Danıştay’ın yerleşik uygulamalarına göre böyle bir istemin geçerli olduğu kabul edilmektedir. Dolayısıyla tevkif edilen vergiye karşı dava açan bir mükellefin mahkemeden kesilen verginin iadesini talep etmesi mümkündür.

Kaynakta Kesilmek Suretiyle Ödenen Vergiye Karşı Açılan Davada Yürütmenin Durdurulması

Vergi mahkemesinde tarh edilen vergilere karşı açılan davalarda idari işlemin yürütmesi otomatik olarak durur. İlk derece mahkemesi ret kararı vermediği sürece verginin tahsili aşamalarına geçilemez. Dolayısıyla vergi yargısında yürütmenin durdurulmasının istenebilmesi kural olarak tahsilat işlemlerinin iptali istemiyle açılan davalarda kabul edilmektedir. Tevkif edilen vergiler ise henüz muhtasar beyanname ile vergi dairesine bildirilip ödenmediğinden vergi sorumlusunca emanete alınan verginin teknik anlamda tahsil edildiği söylenemez. Bu nedenle aslında tevkifat bir tür tarhiyat işlemi olduğundan dava açmakla birlikte yürütmenin kendiliğinden durması gerektiğinden, iadenin dava açmakla gecikmeksizin yapılması gerekir. Ancak uygulamada tahsil aşamasına geçildiği varsayılarak dava açmakla iade yapılmamaktadır. Bu nedenle verginin kesilmesi ile tahsilat işleminin başladığı kabul edildiğinden, tevkif edilen verginin kaldırılması (iptali) ve iadesi istemiyle açılacak davalarda yürütmenin durdurulması istenebilir.

Ödeme Sırasında İhtirazi Kayıt

İhtirazi kayıt vergi hukukunda beyannamelere konulabilen beyan edenin itiraz haklarının saklı olduğuna dair bir tür çekincedir. Yalnız mükelleflerin beyanname dışında özellikle tahakkuku tahsilata bağlı olan vergilerde ödeme makbuzlarına veya dekontlarına ihtirazi kayıt koydukları görülmektedir. Böyle bir uygulamanın yasal veya pratik bir kaynağı bulunmadığından bu şerhlerin konulup konulmamasının dava açmaya veya açılan davaya bir etkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle tevkif suretiyle alınan vergilere karşı açılacak davalarda ihtirazi kayıt aranamaz.

Bu açıklamalardan sonra yazının esas konusuna dönülecek olursa, tevkif edilen bir vergiyi üç ay içerisinde alabilmenizin mümkün olduğunu söyleyebilirim. Öncelikle yapılması gereken tevkif edilen verginin muhtasar beyanname ile bildirileceği vergi dairesinin işlerine bakan vergi mahkemesine yürütmenin durdurulması istemli olarak verginin kaldırılması (iptali) ile iadesine karar verilmesi istemli bir dava açmaktır. Tevkifattaki açık hukuka aykırılıklar ile kesintinin davacının şahsi ya da iktisadi yaşamı açısından önemli olduğu anlatılarak mahkemeden savunma süresinin kısaltılması talep edilir. Bu aşamadan sonra mahkemece savunma alındıktan sonra yürütmenin durdurulması kararı verilmesi halinde bu karar 30 gün içerisinde infaz edilir. Dolayısıyla hukuki ve maddi temeli sağlam inşa edilmiş bir dilekçe ile kaynakta kesilen verginin 3 ay içerisinde alınmasının mümkün olduğu söylenebilir.

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s