Genel

Vergi Mahkemesince İlk İnceleme Üzerine Verilen Usul Kararları Nelerdir?

pexels-photo-265024

Vergi mahkemesinde açılan bir davanın esasının incelenerek karar verilebilmesi için öncelikle davanın görülmesi ve çözülmesi için gerekli koşulları taşıması gerekir. Bu koşullardan bir kısmı eksik olduğunda mahkemece veya taraflarca telafi edilebilir, bir kısmı ise telafi edilemez olup bunlar hakkında davacı yerine göre ancak istinaf ya da temyiz yoluna başvurulabilir.

Bu koşullar davanın başında bir hakim tarafından incelenir. İncelemede gereken şartların mevcut olduğu anlaşılırsa esas incelemesi yapılabilmesi için dosyanın tekemmülü sağlanır. Dosyanın tekemmülü davalı idarenin savunması ile ikinci dilekçelerin dosyaya girmesi ve davanın sonuca ulaştırılması için gerekli bilgi ve belgelerin toplanması suretiyle yerine getirilir.

Dosyanın tekemmülüne ve dolayısıyla esasına geçilmesine engel olan sebepler bahsedilen ilk incelemede ya da dava görüldüğü sırada saptanırsa mahkeme veya hakimlikçe çeşitli kararlar verilir. Bu kararlar özetle aşağıdaki gibidir:

A) GÖREVLİ MAHKEMEYE GÖNDERME ve GÖREV RET KARARI

Görev, vergi mahkemesi ile idare mahkemesi arasındaki iş bölümü ayrımı ve idari yargı ile adli yargı arasındaki iş kolu ayrımını ifade etmektedir. Görevli mahkemeye gönderme kararı, idare mahkemesinin konusuna giren bir davanın vergi mahkemesinde açılması veya tam tersi durumda verilir. Örneğin trafik para cezasının tahsiline dair düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada vergi mahkemesince görev yönünden ret kararı verilerek dosya görevli idare mahkemesine gönderilir. Dosya havalesinin sağlanması için davacının herhangi bir başvuruda bulunması lüzumu bulunmamaktadır.

Görev ret kararı ise esasen bir ret/incelenmeksizin ret kararıdır. Bu karar adli yargının görev alanında olan bir davanın idari yargıda açılması halinde verilir. Örneğin özel hukuk icra ödeme emrine karşı vergi mahkemesinde dava açılması durumunda, davanın görüm ve çözümünde adli yargı görevli olduğundan görev ret kararı verilir. Böyle bir durumda davacı ister talep etsin ister etmesin dosya kendiliğinden görevli yargı yerine gönderilmez. Adli yargı yerinde başka bir dava açılmalıdır.

B) YETKİLİ MAHKEMEYE GÖNDERME KARARI

Yetki, dava konusu vergi mahkemesinin görev alanında bulunmakla birlikte davayı hangi vergi mahkemesinin incelemesi gerektiğini belirleyen yer veya mekan ile ilgili bir kavramdır. Örneğin Ankara Gölbaşı Vergi Dairesi’nin yaptığı tarhiyata karşı İstanbul Vergi Mahkemesi’nde dava açılırsa mahkemece yetki yönünden ret kararı verilerek dava dilekçesi ve ekleri Ankara Vergi Mahkemesi’ne gönderilecektir. Böyle bir durumda da dosyanın intikali için davacının herhangi bir işlem yapması gerekmez. Dolayısıyla idari yargı içerisindeki görevsiz ve yetkisiz mahkemeye dava açmak davacı açısından süre koşuluna uyulduğu durumlarda herhangi bir risk taşımamaktadır.

C) EHLİYET RET KARARI

idari yargıda ehliyet aynı sonuca götüren iki farklı anlam taşımaktadır. Bunlardan ilki objektif ehliyet olup davacının küçük veya kısıtlı olmaması gibi kişisel özelliklerine münhasırdır. Diğeri ise subjektif ehliyet olup davacının dava konusu işlemin hukuki sonucu, başka açıdan ise dava açmaktaki menfaati ile ilgilidir. Bu ehliyet türüne subjektif denilmesinin nedeni her dava için ayrı ayrı değerlendirilmesi gereken nesnel bir ölçütünün olmaması nedeniyledir. Bir kişinin subjektif ehliyetli olması için dava konusu işlemin hukuki sonucu itibariyle güncel, kişisel ve meşru bir menfaatinin olumsuz anlamda etkilenmiş olması gerekmektedir. Her iki ehliyet türünün yokluğunda dava ehliyet eksikliği yönünden reddedilecektir.

D) KESİN VE YÜRÜTÜLMESİ GEREKEN BİR İŞLEM OLMADIĞINDAN İNCELENMEKSİZİN RET KARARI

Vergi mahkemesinde iptal davası açılmasının bir diğer koşulu dava konusu idari işlemin kesin ve icrai olmasıdır. Kesin olması işlemin etki doğurması için bir başka makamın onayına veya oluruna ihtiyaç duymaması, diğer bir deyişle nihai olmasıdır. Yürütülebilir olması ise idari işlemin dış dünyada değişiklik yaparak etkili sonuç doğurma gücüne sahip olmasıdır. Örneğin haciz işlemi kesin ve icraidir. Çünkü tesis edildikten sonra borçlunun mal varlığını doğrudan etkileyecek yaptırım ve sonuç doğurma gücü vardır. Bir özelge ise her ne kadar idari bir işlem olsa da icrai değildir. Dolayısıyla vergi mahkemesinde tek başına dava edilmesi mümkün değildir.

E) SÜRE RET KARARI

Vergi mahkemesinde açılabilecek tüm davalar için bir dava açma süresi ön görülmüştür. Bu süre ödeme emri, ihtiyati haciz gibi işlemler için öngörülen 15 günlük dava açma süresi istisnaları hariç, 30 gündür. Belirtilen süre içerisinde açılmayan davalar hakkında süre ret kararı verilecektir.

F) HASIM DÜZELTME KARARI

Husumet davalı taraf ile ilgili bir kavramdır. Dava dilekçesinde (husumetlinin) hasmın yani davalının hatalı gösterilmesi veya hiç gösterilmemesi davacı açısından bir risk değildir. Bu mahkemece resen düzeltilen bir dava koşuludur. Bu nedenle hasım düzeltme kararları davacı açısından inşai değil ihbari nitelik taşımaktadır.

G) DAVA DİLEKÇESİNİN 3 VE/VEYA 5. MADDEYE UYGUN OLMAMASI HALİNDE DİLEKÇE RET KARARI

Vergi mahkemelerinde ilk inceleme üzerine en sık verilen karar, dilekçenin yasanın aradığı asgari şartları taşımadığı anlamına gelen 3. ve 5. maddelere aykırılığıdır. 3. madde uyarınca verilen dilekçe ret kararlarında kararın gerekçesinde açıklandığı şekilde davacı tarafından dilekçedeki eksiklikler giderilip dilekçe yenilerek 30 günlük süre içerisinde mahkemeye verilmesi gerekir. 5. maddeye aykırılık nedeniyle verilen dilekçe ret kararında ise dava konusunun bir çok dava açılacak şekilde bölünerek farklı davalar açılması ya da aynı dilekçe ile dava açan birden çok şahısların tek dilekçe ile dava açma şartlarını taşımadığı vurgulanır. Bu eksiklikler giderilmediği ve hatalar düzeltilmediği, diğer bir deyişle yeniden verilecek dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı taktirde dava reddedilir.

H) EHLİYET EKSİKLİĞİNDEN DİLEKÇE RET KARARI

Vergi davası idari işlemle menfaati ihlal edilen kişi tarafından açılır. Ancak bu kişi küçük, kısıtlı ya da tüzel kişi ise kanuni temsilcisi tarafından temsilen dava açılacaktır. Her iki durumda da vekaleten avukat tarafından bu dava takip edilebilir. Bunun dışındaki kişiler temsilen ya da vekaleten menfaati ihlal edilmiş kişinin dilekçesini imzalayarak adına dava açamaz. Örneğin davacı mükellefin dava dilekçesini mali müşaviri imzalayamaz. Böyle bir durumda ehliyetli olan şahsın avukat olmayan vekili tarafından dava açılmış olması nedeniyle dilekçe ret kararı verilir. Dilekçenin düzeltilip yeniden verilmesi suretiyle davaya devam edilebilir.

I) MERCİNE TEVDİ KARARI

Vergi mahkemesince mercine tevdi kararı idari merci tecavüzü olduğu durumlarda verilir. Bunun anlamı dava açabilmek için davanın koşulu olarak aranan zorunlu idari başvuru yapılmadan davanın açılmasıdır. Bunun en sık görülen örnekleri dava açma süresi geçtikten sonra yapılan düzeltme başvurusunun ardından şikayet yoluna gitmeden ve gümrük vergileri tahakkukları ile ceza kararlarına karşı üst idareye itiraz başvurusu yapmadan dava açmakta görülür. Böyle bir durumda mahkemece dava dilekçesi ve ekleri, zorunlu başvuru yapılması ihmal edilen kuruma havale edilir. Buna mercine tevdi denir. İdare tarafından verilen cevap ya da cevap verilmemesi durumunda zımni ret üzerine dava kaldığı yerden devam etmediğinden yeni bir dava açmak gerekir.

Bu kararlardan görevli ve yetkili mahkemeye gönderme, hasım düzeltme ve dilekçe ret dışındaki kararlar için yerine göre istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilir.

Vergi Yargılama Uzmanı

https://vergiyargilamahukuku.com/hakkinda/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s