Genel

Vergi Davası Türleri Nelerdir?

documents-3816835_1280.jpg Madde 2- 1. İdari dava türleri şunlardır: a) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları, b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar. Vergi davaları idari yargı mekanizması içerisinde yer alan bir dava türüdür. Bu nedenle vergi mahkemesi önüne gelen uyuşmazlıklarda, vergi idaresince tesis edilen idari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka uygunluğunu denetleyecektir. Bu kavramlar esasen idare hukukunun konusuna girmekte olup yazımız çerçevesinde izah edilemeyecek boyuttadır. Bu nedenle bu kavramları bir örnek üzerinde somutlaştırmak faydalı olacaktır. Örneğin, belediyenin kurumlar vergisi tarh etmesi işlemi yetki yönünden, yoklama tutanağına dayanarak resen vergi tarhiyatı yapılması işlemi şekil yönünden, usulsüzlük nedeniyle vergi oranının artırılması işlemi sebep yönünden, kanunda yer almayan bir verginin istenmesi işlemi konu yönünden, döner sermayenin artırılması amacıyla yol harcamalarına katılım payı salınması işlemi maksat yönünden sakatlamaktadır. Dava açarken aranan menfaatin ihlal edilmesi koşuluna gelince, bu kavramın çerçevesi yargı içtihatları ile çizilmiştir. Kavram tartışmaya ve yoruma açık olsa da, genellikle idari işlem nedeniyle herhangi bir açıdan hukuken korunan, somut, güncel ve kişisel bir şekilde olumsuz etkilenen şahısların zarar görme durumunu ifade etmektedir. Örneğin (B) komşusu (A) adına yapılan haciz işlemine kederlenerek dava açamayacaktır. Çünkü burada menfaati ihlal edilen (A)’dır. İdari dava türleri arasında sayılan tam yargı davalarına vergi yargılamasında neredeyse rastlanmaz. Ancak uygulamada görülmemesi hukuken mümkün olmadığı anlamına gelmemektedir. Örneğin yukarıdaki örnekte zaman aşımına uğrayan borcu nedeniyle (A)’nın ata yadigarı mücevher kolyesi haczedilmiş, haczin iptali istemiyle İstanbul Vergi Mahkemesi’nde (A) tarafından dava açılmış, (A)’nın hukuk 2. sınıf öğrencisi olan yeğeni tarafından kaleme alınan dava dilekçesinde yürütmenin durdurulması istemine yer verilmesi ihmal edilmiş, İstanbul Vergi Mahkemesi’ndeki iş yükü nedeniyle dava uzamış, bu arada mahcuz mal satılmış, yargılama sonunda söz konusu haciz işlemi iptal edilmiş olsun. Bu durumda (A)’nın vergi mahkemesinde maddi ve manevi istemli tam yargı davası açmasına herhangi bir engel bulunmamaktadır. Yeri gelmişken değinmek gerekir ki, tam yargı davalarını açabilmek için aranan kişisel hakların doğrudan muhtel olması koşulu, iptal davası açabilmek için aranan menfaatin ihlal edilmesi koşulundan daha yakın ve somut bir ihlal bulunması gerektiği anlamına gelmektedir. Fıkranın c bendinin vergi yargılamasında yeri bulunmadığından değinmiyoruz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s