Genel

GÜMRÜK VERGİLERİ BEYANNAMELERİNDEKİ İHTİRAZİ KAYDIN ETKİSİ

Günümüzde vergiler kural olarak mükellefin kendi hesaplamasına dayanan beyanı üzerine tahakkuk eder. Bu şekilde tahakkuk eden vergilere karşı ise itiraz da bulunulamaz ve dava açılamaz. Bu kuralın istisnaları ise vergilemede hata bulunması hali ile beyanname üzerine ihtirazi kayıt konulmasıdır. Hatalar vergi usul mevzuatına göre düzeltme-şikayet, gümrük mevzuatına göre ise kaldırma/geri alma-itiraz başvuruları tamamlanarak dava konusu, dolayısıyla telafi edilebilir. Her iki vergilendirme kolunda beyan üzere dava açmayı olanaklı kılan bir diğer seçenek ise beyannameye ihtirazi kayıt konulmasıdır.

İhtirazi kayıt, çekince sunma ya da itiraz hakkının saklı kalması şartıyla onay şeklinde açıklanabilir. Vergi literatüründe ihtirazi kaydın kural olarak yalnız vergi beyannamelerine konulabileceği kabul edilmektedir. Bunun yanında tahakkuku tahsile bağlı vergilerde ödeme belgelerine ya da beyanname verme süresi içerisinde ek olarak ibraz edilen belgelere de konulduğunu görmekteyiz. Ancak tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde ihtirazi kayıt konulmasa bile dava açılması mümkündür. Bunun yanında beyannameye konulamayan ihtirazi kaydın beyanname verme süresi içerisinde ek beyan olarak ileri sürülebileceği de kabul edilmektedir. Gümrük vergilerine ilişkin beyannamelerde ise en geç beyannamenin tescil tarihine kadar ihtirazi kayıt vesikaya bağlanarak öne sürülebilir.

İhtirazi kayda yer verilmeyen bir beyanname üzerine tahakkuk eden vergilere karşı dava açma yasağı gelir idaresi ve belediye vergileri açısından 213 sayılı Kanun’da düzenlenmiştir. Gümrük işlemlerinde alınacak vergilere ilişkin şekli düzenlemeler ise Gümrük Kanunu’da yer almaktadır. 213 sayılı Kanun’dakine benzer düzenleme 5911 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile kaldırılmıştır. Bu nedenle gümrük mevzuatında yükümlülerin beyannamelerinde ihtirazi kayıt bulunmaması durumunda kendi beyanları üzerine tahakkuk eden vergilere karşı dava açamayacaklarına dair şu anda açık ya da kapalı herhangi bir norm bulunmamaktadır. Peki yükümlüler ihtirazi kayıt koymadıkları kendi beyanları üzerine tahakkuk eden gümrük vergilerine (gümrük vergisi, gümrükte alınan ÖTV, KDV vd.) karşı dava açabilir mi?

Bu soruya aradığımız cevabı gümrük mevzuatında bulamıyoruz. Diğer bir deyişle itiraz ve dava açmaya dair izin veren bir düzenleme olmadığı gibi yasaklayıcı bir düzenleme de bulunmamaktadır. Hukuki kural yorumlama tekniklerine göre böyle bir yasak yok ise dava açmanın mümkün olması gerekir.

2577 sayılı Kanun’da ise bu konuya sadece yürütmenin durdurulması açısından temas edilmiştir. Kurala göre, kişiler ihtirazi kayıt koyduğu vergi beyannameleri üzerine tahakkuk eden vergilere karşı açılan davalarda yürütmenin durdurulmasını isteyebilecektir. Bu nedenle ihtirazi kaydın gümrük beyannamesi üzerine tahakkuk eden vergilerdeki etkisine ancak uygulama ve yargı kararlarına bakarak cevap verebiliriz.

Yukarıda bahsettiğimiz gibi ihtirazi kayıt bulunmayan gümrük beyannamesi üzerine tahakkuk eden bir vergiye karşı itiraz ve dava açma yasağı konusunda mevzuatta kısıtlayıcı bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak böyle kural bulunmasa dahi gerek idari makamlar, gerekse de yargı makamları bu yönde bir şerh bulunmayan beyan üzerine tahakkuk edecek vergilere karşı dava açılamayacağını savunmaktadır. Bu nedenle üzerinde ihtirazi kayıt bulunmadığı kabul edilen beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilere karşı itiraz ve yargı başvurularında sonuç almak mümkün değildir. Ancak hesap hataları durumundaki idari işlemler yükümlünün iradesini yansıtmadığından bu tür bir işlem ihtirazi kayıt bulunmasa bile itiraz ve dava başvurularına konu edilebilecektir.

Son olarak, İhtirazi kayıtla beyan edilse bile gümrük beyannamesi üzerine tahakkuk eden vergilere karşı doğrudan dava açmak mümkün değildir. Bu şekilde açılacak davalarda, (üst yoksa kararı veren) gümrük idaresine itiraz süresi içerisinde yapılmış bir itiraz başvurusu yok ise mercine tevdi, eğer başvuru bu süre geçtikten sonra yapılmış ise incelenmeksizin ret kararı verilecektir. Çünkü kanunda bu itiraz için her ne kadar “itiraz edebilir” ifadesine yer verilse de mahkemeler bu başvuruyu “itiraz edilmelidir” şeklinde değerlendirmektedir. Bu nedenle 15 günlük itiraz prosedürü tamamlanmadan dava açılması halinde bahsedilen sonuçlarla karşılaşılacaktır. Bunun yanında mercine tevdi kararının ardından mercince verilecek karara karşı dava açmak ve bu davada yürütmenin durdurulmasını istemek mümkündür.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s