Genel

VERGİ USUL KANUNU 10. MADDE 5. FIKRA ÜZERİNE GÖRÜŞÜM

VERGİ USUL KANUNU 10. MADDE 5. FIKRA ÜZERİNE GÖRÜŞÜ

(Ek fıkra: 21/3/2018-7103/9 md.) Tasfiye edilerek tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmiş olan mükelleflerin, tasfiye öncesi ve tasfiye dönemlerine ilişkin her türlü vergi tarhiyatı ve ceza kesme işlemi, müteselsilen sorumlu olmak üzere, tasfiye öncesi dönemler için kanuni temsilcilerden, tasfiye dönemi için tasfiye memurlarından herhangi biri adına yapılır. Limited şirket ortakları, tasfiye öncesi dönemlerle ilgili bu kapsamda doğacak amme alacaklarından şirkete koydukları sermaye hisseleri oranında sorumlu olurlar. …

Öncelikle bu madde kapsamında yapılacak takibin ihbarname ile başlaması gerektiği noktasında bir ihtilaf yoktur. Çünkü daha önce şirket adına yapılmış bir tarhiyat bulunmadığından kanuni temsilci, limited şirket ortağı veya tasfiye memuruna; adlarına tarhiyat yapılmasını müteakip ihbarname tebliğ edilmelidir. Açıktır ki tahakkuk etmemiş bir borç için ödeme emri ile takip yapılması hukuka uygun olmayacaktır.

Diğer taraftan bir tüzel kişinin ceza sorumluluğunu gerektiren bir eylemi ikinci dereceden ancak kanuni temsilcisine isnat edilebilir. Hatta sorumluluk paylaşımı yapılmış olması durumunda cezayı gerektiren hukuka aykırı fiil nedeniyle kesilecek ceza ancak kusurlu eylemi bulunan kanuni temsilci adına kesilebilir. Hal böyle iken kusurlu eylemi olmayan kanuni temsilciye ya da şirketin idaresinden sorumlu olmayan bir limited şirket ortağı adına ilgili dönemde şirket ile ilişkili olsalar dahi herhangi bir şekilde ceza kesilmesi, ceza sorumluluğunun şahsi olduğuna yönelik vergi cezaları açısından da geçerli olan ceza hukuku ilkesine mutlak aykırılık teşkil edecektir. Bu nedenle madde kapsamında kesilecek cezanın muhatabı muhakkak kusurlu eylemi olan idareci pozisyonunda bulunan kişilerdir. Aynı şekilde şirket faal iken kesilip takibi yapılan tahsil edilememiş cezanın ödeme emri ile kusurlu olmayan kanuni temsilciden veya limited şirket ortağından istenmesi de hukuka uygun olmayacaktır.

Son olarak kanun maddesindeki teselsül sorumluluğu kanuni temsilci ve tasfiye memuru arasında değil, kanuni temsilciler arasında ayrı, tasfiye memurları arasında ayrı olarak değerlendirilmelidir. Çünkü hiçbiri kendi dönemine isabet etmeyen vergiden ve kendi eylemi olmayan cezadan sorumlu tutulamaz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s