Genel

Vergi Hatalarında Düzeltme ve Şikayet Başvurularının Ardından Dava Açma Yolu ve Püf Noktaları

Vergi davaları kural olarak salınan vergi ve kesilen cezanın iptali istemiyle açılır. Salınan vergi veya kesilen cezaya doğrudan dava açabilmenin ilk koşulu bunun beyan üzere tahakkuk etmemiş olmasıdır. Ya da beyanname ibraz edilirken bu yönde sunulmuş bir ihtirazi kayıt (çekince) ileri sürülmüş olmalıdır. Bunun yanında kişilerin ister kendi beyanları üzerine tahakkuk etsin, ister idarece kendiliğinden salınsın, ister beyannamede ihtirazi kayıt bulunsun ister bulunmasın bir vergi veya cezaya dava açmanın yollarından birisi de yapılacak başvuruların ardından düzeltme-şikayet başvurusunun reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açmaktadır. Ancak düzeltme ve şikayet başvurularının ardından açılacak davanın tarhiyata karşı açılan dava kadar koruma sağlamadığını ve etkinlik alanının yalnız bir kısım vergi hatalarına dayandığını söyleyebiliriz. Bu nedenle tarhiyata karşı dava açılabildiği her durumda doğrudan dava açma yolu tercih edilmelidir.

Düzeltme ve şikayet başvuruları ile bu başvuruların ardından açılacak davalarda ileri sürülebilecek tek itiraz türü vergi hatalarıdır. Vergi hukukunda genel olarak iki grup hata türüne yer verilmiştir. Bunlar hesaplarda yapılan hatalar ile vergilendirmede yapılan hatalardır. Herhangi bir vergi hatasından bahsetmek için ise temel koşul, verginin haksız yere fazla veya eksik istenmiş veya alınmış olmasıdır. Eksik isteme durumunda ortaya çıkan hata vergi dairesince resen düzeltildiğinden bu işlemin iptali istemiyle dava açılabilir.

Hesap hataları özetle matrahta yapılan hatalar, tarh araçlarının yanlış uygulanması sonucu ortaya çıkan isabetsizlikler, aynı verginin birden çok kez alınması nedeniyle meydana gelmiş olan haksız uygulamalar olarak ifade edilebilir. Vergilendirme hataları ise mükellefin tespitinde yapılan hata, mükellef olmayan ya da vergiden muaf olan birinden vergi istenmesi durumunda ortaya çıkan haksızlık, verginin yasallığı ilkesine aykırı olarak kanunda yer almayan bir konu üzerinden vergi alınması veya istisna uygulanmaması durumunda meydana gelen yanlışlık ve vergi dönemi uygulamasında yapılan kusurlardan meydana gelir.

Hatalar konusunda bu kısa açıklamadan sonra bir vergilendirme hadisesinde hata bulunduğunu düşündüğünüz zaman yapmanız gerekenlere ve bunların koşullarına değinebiliriz. Daha önce de dediğim gibi vergi hangi şekilde tahakkuk ederse etsin vergi hatası bulunduğunu düşündüğünüz tüm durumlarda (ancak tarhiyat işlemine veya ceza kesme işlemine karşı doğrudan dava açma süresini kaçırdıysanız) düzeltme-şikayet ve ardından dava yolunu işletebilirsiniz. Bununla birlikte düzeltme ve şikayet başvurularının verginin zaman aşımı süresi içerisinde yapılması gerekmektedir. Bu süre kural olarak beş yıldır. Bu nedenle daha eski tarihli vergilerde hata bulunduğundan bahisle düzeltme ve şikayet yoluna başvurulması bir sonuç doğurmaz. Düzeltme ve şikayet yolunun işletilebilmesinin bir diğer diğer koşulu ise hata hakkında vergi mahkemesince verilmiş bir karar bulunmamasıdır. Burada önemli olan düzeltmeye konu olacak vergiye karşı dava açılmış olması değil, hata hakkında karar verilmemiş olmasıdır. Bu nedenle yargı mercinin incelemesinden geçmiş bir vergide hata olduğu durumda bile düzeltme-şikayet yolu işletilebilir.

Düzeltme başvurusunu tarhiyat işlemini yapan vergi dairesi müdürlüğüne yazı ile veya tahhütlü posta ile yapmanız gerekmektedir. Müdürlük başvurunuz üzerine düzeltme kararını verirse zaten sorun çözülmüş olacaktır. Düzeltmenin gerçekleşmesinden sonra ödenmesi gereken bir iade varsa bunu almak için bir yıl içerisinde müracaat etmeniz gerekmektedir. Mahkeme kararına rağmen idare gerekeni yapmıyorsa vergi mahkemesinde tazminat davası açabilirsiniz.

Düzeltme başvurusunun reddedilmesi durumunda veya 60 gün içerisinde cevap verilmeyerek reddedilmiş sayılması halinde ise düzeltmenin gerçekleştirilmediğine ilişkin şikayet yolu ile Maliye Bakanlığı bünyesindeki Gelir İdaresi Başkanlığı’na başvurmanız gerekmektedir. Düzeltmenin reddedilmesinden ne kadar süre sonra şikayet yoluna gidilmesine dair kanunda bir düzenleme bulunmadığından herhangi bir süreye bağlı kalınmaksızın zaman aşımı süresi içerisinde bu yol işletilebilir. Bununla birlikte düzeltme başvurusunun reddi üzerine beklemenin de hiçbir faydasının olmayacağını söyleyebilirim. Şikayet yoluna başvurmaksızın düzeltme işleminin reddine karşı dava açmanız durumunda davada mercine tevdi kararı verilerek istem Gelir İdaresi Başkanlığı’na mahkeme aracılığıyla intikal ettirilecektir. Bu şekilde işletilen şikayet yolunun ardından verilecek ret cevabına karşı yeni bir dava açmanız gerekmektedir.

Düzeltme-şikayet başvurularına konu vergiler belediye vergileri ise yapılacak başvuruların belediye nezdindeki ilgili müdürlük (düzeltme merci) ve belediye başkanlığı (şikayet merci) olarak yapılması gerekmektedir.

Şikayet başvurusu reddedildiği taktirde veya 60 gün içerisinde cevap verilmeyerek reddedilmiş sayıldığı durumda düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlem vergi mahkemesinde dava edilebilir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta iptali istenen işlem tarhiyat değil düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin idari işlemdir. Bu nedenle bu tür davalarda eğer o zamana kadar yapılmış bir ödeme yok ise, tahsil işlemleri dava açmakla durmayacağından yürütmenin durdurulması istenebilir.

Dava düzeltme ve şikayet işlemine konu vergiyi tarh ve tahakkuk ettiren vergi dairesinin bulunduğu yerdeki vergi mahkemesinde şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemin tebliğinden itibaren otuz gün içerisinde açılmalıdır. Dikkat edilmesi gereken nokta, davalının Gelir İdaresi Başkanlığı olması bu davanın Ankara vergi mahkemelerinde çözüleceğini gerektirmez.

Bunun yanında kanunda vergi hatalarından bahsetse de vergi cezaları için düzeltme-şikayet yolunun işletilmesine herhangi bir engel bulunmamaktadır. Bu nedenle hata bulunan vergi cezaları için de düzeltme-şikayet başvuru yollarının işletilmesi mümkündür. Danıştay’ın uygulamaları da bu yöndedir.

Son olarak vergi mahkemeleri ve üst idari mahkemeler tarafından düzeltme-şikayet başvurusunun reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davalarda verilen ret kararları genelde, davanın çözümünün yorum gerektirdiği, bu nedenle olayda ilk bakışta anlaşılabilecek bir vergi hatası bulunmadığı gerekçesine dayanmaktadır. Dolayısıyla bu tür davalarda en önemli husus, tarhiyatın özüne dair ileri sürülebilecek hukuki yorum gerektiren konuların düzeltme-şikayet davalarında incelenememesidir. Diğer bir deyişle eğer ileri sürdüğünüz vergi hatası sarih değilse ya da açık olduğu konusunda mahkemeyi ikna edememişseniz muhtemelen dava bu gerekçe ile reddedilecektir. Bu nedenle ihtilafta bu yönde bir vergi hatası bulunduğunun ortaya konulması bu davalardaki ileri sürülebilecek itirazların en önemli yanıdır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s