Genel

Vergi Davalarında Yürütmenin Durdurulması

Yürütme idari bir işlemin zorunlu icrası, etkisi veya müdahalesi olarak tanımlanabilir. Bazı durumlarda bu işlemlerin yerine getirilmesi, o kararların hukuka uygunluk denetimi sağlanana kadar zarar verici olabilmektedir. Bu zararlı etkileri ortadan kaldırmak ya da en aza indirmek için kullanılan yargılama enstrümanına da yürütmenin durdurulması denmektedir. Mahkemelerce ya da yasa gereği yürütmesi duran bir idari işlemin uygulanabilirliği askıya alınmış olur.

Kural olarak, idari yargı yerlerinde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. Diğer bir deyişle dava açmak tek başına dava konusu edilen idari işlemin etkilerini bertaraf etmez. Bunu sağlamak için mahkemeden yürütmenin durdurulması istenmelidir.

Bir idari işlemin mahkemece yürütmesinin durdurulması konusunda karar verilmesi için, davacının istemi ile birlikte yasanın aradığı koşulların aynı anda gerçekleştiği konusunda mahkemenin ikna olması gerekmektedir. Yasal koşullar oluşsa dahi davacının istemi bulunmadığı bir davada yürütmenin durdurulmasına karar verilmeyecektir.

Yasal koşullar, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması durumudur. Davacı dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasını istediğinde, sayılan iki koşulun aynı anda gerçekleştiği kanısında olan mahkeme, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra yürütmenin durdurulmasına karar verebilir.

Mahkeme, dava dilekçesinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmesi gerekmediği kanısına varmışsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın da istemi reddedilebilir. Buna düşük tutarlı ödeme emrinin yürütmesinin durdurulması istemi örnek olarak gösterilebilir.

Dava açmakla kural olarak dava konusu işlemin yürütmesinin kendiliğinden durmayacağını söylemiştik. Bu kuralın en önemli istisnası, vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılmasının; tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini kendiliğinden durdurmasıdır. Bu nedenle bu gibi davalarda yürütmenin durdurulması isteminde bulunma lüzumu bulunmamaktadır. Böyle bir davada davanın ret ile sonuçlanması durumunda ise, mahkeme kararına göre hesaplanacak borçları ihtiva eden yürütülebilir iki nolu ihbarname düzenlenip tebliğ edilecektir. Bu ihbarnameye karşı istisnai haller hariç dava açılamaz ve tahakkuk eden vergilerin vadelerinde ödenmesi gerekir. Bu ihbarnamenin icrasının engellenmesinin yolu ise, istinaf yolunda vergi mahkemesi kararının yürütmesinin durdurulmasının istenmesidir.

Vergi mahkemesinde açılan ve yukarıda bahsedilen yürütmenin kendiliğinden durduğu dava türlerinde tahsil işleminin devam edeceği, diğer bir deyişle yürütmenin durmadığı iki özellikli durum bulunmaktadır. Bunlardan ilki, davacının gösterdiği adrese tebligat yapılamaması durumunda yeni adresin bildirilmesine kadar dava dosyasının işlemden kaldırılması halinde varsa yürütmenin durdurulması kararının kendiliğinden hükümsüz kalmasıdır. Bu şekilde işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam etmeye başlar. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması halinde tahsil işlemleri kendiliğinden durmayacaktır. Bu nedenle işleme konulma başvurusu ile birlikte yürütmenin durdurulması da istenmelidir. Diğeri ise ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerde tahsil işleminin durmaması halidir. Bunun anlamı vadesinde ödenmeyen borçlar için ödeme emri düzenlenebilmesinin mümkün olmasıdır. Bu tür tahakkuka karşı dava açıldığında da yürütmenin durdurulması istenebilir.

Yürütmenin durdurulması istemli davalarda savunma verme süresinin kısaltılması mahkemeden istenebilir. Mahkeme otuz günlük savunma verme süresinin kısaltılıp kısaltılmamasını işin aciliyetine göre takdir edecektir.

Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında vergi mahkemelerince heyetle ile ya da tek hakim tarafından verilen kararlara karşı yargı çevresinde bulunduğu bölge idare mahkemesine kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.

Yürütmenin durdurulması istemi reddedilip kesinleştiği taktirde, farklı durumların oluşması durumunda ek beyan ile tekrar yürütmenin durdurulması istenebilir. Ancak aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s