adsense reklam gelirleri

AdSense Reklam Gelirleri Vergilendirilirken Ne Yapılmalı?

İnternet insanların hayatına girmeye başladıktan, özellikle mobil cihazlar üzerinden çok büyük kitlelere ulaşımın yaygınlaşmasının ardından, bu post modern sıra dışı ağ, gelir elde etmek isteyenler açısından cazibe merkezi haline geldi. Sosyal medya ağları, arama motorları, sayısız e-ticaret şirketleri, muhtelif sanal hizmet blogları bu zincirin bir halkası olarak girişimcileri kendine çekmeye devam etmektedir. Bu iştah kabartan çekim alanının portföyü günümüzde öyle büyük rakamlara ulaştı ki, dünyanın en zengin şirket ve şahısları arasında sanal ortam üzerinden ticaret yapan veya reklam geliri elden kişiler boy göstermeye başladı. Bunun yanında uluslararası ve ulusal ölçekte ilgi çekici projelere imza atarak geniş kitleler tarafından takip edilmeye başlanan ve sermaye gerektirmeyen hizmetlerin de reklam geliri sağlamak suretiyle ciddi anlamda kazandırıcı faaliyetlere dönüştüğünü ve sürdürülebilir bir meslek haline geldiğini söyleyebiliriz. Bu sanal pastanın gerçek tadının iştah kabartma gücü artarak devam ederken, pay almak isteyen girişimcilerin sayısı da doğru orantılı olarak artmaktadır.

İnternet kullanım oranının küresel ölçekte ciddi anlamda yüksek olduğu ülkemizde de, bu yönde ciddi bir rekabet ortamı bulunmaktadır. Her hizmet sunucusu veya girişimcisi pastadaki payını kaptırmamak için ya özgün içerikler üretme gayretine girmekte, ya da üretilen içerikleri modelleyerek daha iyisini yaptığını gösterme telaşına düşmektedir. Dikkat çekici her hizmet ise, reklam geliri dinamiklerini aktive etmekte, hal böyle olunca da bu zamana kadar hiç görmediğimiz işlerden, hayal edemeyeceğimiz yöntemle, öngörümüzün dışında paralar kazanılmaktadır.

Kazanılan bu meblağlar ise tabi ki başka aktörlerin de nazarını çekmektedir. Bunların başında ise merkezi vergi toplama kurumu olan Maliye Bakanlığı bünyesindeki Gelir İdaresi Başkanlığı gelmektedir. Son dönemlerde internet üzerinden reklam geliri elde eden girişimcilerin ya da hizmet sunucularının bu kurumca vergilendirildiğini ya da vergilendirilmek istendiğini duymaktayız. Ancak hemen belirtelim ki vergileme öyle hassas bir işlemdir ki doğrudan mülkiyet hakkı ile bağlantılıdır. Ve bu nedenle vergileme kurallarının kanuni dayanaklarının bulunması gerektiği anayasal düzenlemelerle güvence altına alınmıştır. Dolayısıyla vergilendirme isteği keyfilikten uzak, ancak yasal temeli bulunduğu zaman hayata geçirilebilecektir. Bu minvalde dikkat çeken soru şudur: 1961 ve daha sonraki yıllar içerisinde yürürlüğe giren düzenlemelere ve geleneksel vergileme yöntemleri ile, günümüzde ulusal ya da uluslararası alanda faaliyette bulunan internet hizmetlerine ait reklam gelirleri sağlıklı vergilendirilebilir mi? Vergilendirilirken veya vergilendirilirse ne yapmak lazım?

Bu soruya cevabı internet faaliyetlerinden elde edilen reklam gelirlerinin birincil kaynağı olan AdSense üzerinden verelim. Bilindiği üzere Google’a bağlı bir iktisadi faaliyet olan AdSense, web sitenize ( veya içerik sağlayıcınıza) reklam yerleştirerek para kazanmanızı sağlayan ücretsiz ve kolay bir yöntem olarak açıklanmaktadır. Bu platform reklamları, yine Google’a bağlı olarak faaliyette bulunan AdWords modülünden belli bir ücret almak suretiyle toplamaktadır. Diğer bir deyişle Google, gerçek tacirlerin para vererek yaptırmak istediği reklamları, para dağıtarak bir başkasına yaptırmaktadır. Bu sayede toplanan reklamlar hizmet sunucularının sanal etkileşim sağlayıcılarında takipçilerine ulaştırılır. Ulaşım istatistiği rakamları ne kadar fazla ise o derece de reklam geliri elde edilmiş olur.

Hizmet sunucuları açısından AdSense vasıtasıyla gelir getirici faaliyetlerin vergilenmesini olumlu ya da olumsuz etkileyecek olan bir çok yönden bahsedilebilir. Elde edilen gelirin ticari kazanç mı, serbest meslek kazancı mı olup olmadığı, ulaşılan tutarın istisna haddi altında kalıp kalmadığı, hizmet sunucusunun muafiyet koşullarını taşıyıp taşımadığı, takipçilerin yurt dışında bulunmasının vergilemeye etki edip etmeyeceği, sunulan hizmetin ihracat istisnası oluşturup oluşturmayacağı, reklam hizmeti verenin içerik üreticisi mi, yoksa Google mu olup olmadığı, bu faaliyetler nedeniyle düzenlenecek faturaların reklam verenlere mi yoksa Google adına mı düzenlenip düzenlenemeyeceği, elde edilen gelirin beyan mı, yoksa tevkif usulüyle mi vergilendirilip vergilendirilemeyeceği, geçmişe dönük mükellefiyet tesis edilip edilemeyeceği, tesis edilmiş ise sonuçlarının ne olacağı, ileriye dönük yükümlülerin faydalanacağı haklarının veya yerine getirmesi gereken ödevlerinin bulunup bulunmadığı, vergi idaresi nezdindeki uzlaşma veya yapılandırma gibi seçeneklerin avantajlı olup olmadığı, vergi yargısındaki başarı oranının ne olacağı vs. bir çok soru ve sorun ortaya çıkabilir.

Bu saydığımız sorunlarla hizmet sunucusunun kendi kendine baş etmesi mümkün değildir. Çünkü vergileme konusunda muhasebe, vergiden kaçınma/sakınma (kaçırma değil) konusunda vergi hukuku, kaçınılamadığı/sakınılamadığı zamanlar da ise mahkeme yoluna başvurabilmesi için vergi yargılama hukuku konusunda deneyim ve bilgi sahibi birisinin danışmanlığına ihtiyacı bulunması kaçınılmazdır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s