Genel

Vergi İncelemesinde Teminat İstenmesi

Amme alacaklarının güvence altına alınması için tahsilat kanununda çeşitli koruma tedbirlerine yer verilmiştir. Bunlar başlıca; teminat istenmesi, ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuktur.

Vergi incelemesinde, vergi ziyaı cezası kesilmesi gereken durumlar ile kaçakçılık suçu sayılan durumlara rastlandığında, amme alacağının salınması veya kesilmesi için gerekli iş veya işlemlere başlanmış olduğu takdirde, vergi müfettişlerince yapılan ilk hesaplara göre belirtilen miktar üzerinden tahsil dairelerince teminat istenebilecektir. Yine, Türkiye’de ikametgahı bulunmayan amme borçlusunun durumu amme alacağının tahsilinin tehlikede olduğunu gösteriyorsa, tahsil dairesi kendisinden teminat isteyebilir.

Teminat istenmesi keyfiyeti idari işlem vasıflarını taşıdığından vergi mahkemesinde dava edilebilmektedir. Yalnız burada dikkat edilmesi gereken husus, ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk işlemlerinde vergi mahkemesinde dava açma süresinin 15 gün olarak hususen düzenlendiği; ancak teminat istenmesine dair herhangi özel bir düzenleme bulunmadığıdır. Bu nedenle teminat istemlerine karşı açılacak davalar 30 günlük genel dava açma süresi içerisinde gerçekleştirilmelidir.

Teminat istenmesine yönelik örnek bir uyuşmazlığın çözümüne aşağıda yer verilmiştir.

Danıştay 9. Daire’sinin E:2010/7036, K2013/12263 sayılı Kararı:

Özeti :Vergi incelemesi tamamlanarak, cezalı tarhiyatın tebliğinden sonra, mükelleften 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulu Hakkında Kanun’un 9. maddesi uyarınca teminat istenmesine hukuki olanak bulunmadığı hakkında.

İstemin Özeti :Davacı adına, 6183 sayılı Kanun uyarınca teminat istenmesine ilişkin 20.08.2009 tarih ve 22594 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davayı reddeden İstanbul 11. Vergi Mahkemesi’nin 21/05/2010 tarih ve E:2009/3305, K:2010/1606 sayılı kararının; dilekçede ileri sürülen sebeplerle bozulması istenilmektedir.

Cevabın Özeti :Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince işin gereği görüşüldü:

Davacı adına, 6183 sayılı Kanun uyarınca teminat istenmesine ilişkin 20.08.2009 tarih ve 22594 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davayı, davacı şirket hakkında yapılan muhtelif incelemeler sonucunda, 213 sayılı kanunun 344.maddesi uyarınca yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatı yapılan olayda, 6183 sayılı Kanun uyarınca teminat istenmesini gerektiren hal gerçekleştiğinden dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddeden vergi mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunu’nun 13’üncü maddesinin 1’inci fıkrasının 1’inci bendinde; 9’uncu madde gereğince teminat istenmesini mucip hallerin varlığı halinde ihtiyati haciz kararı alınacağı, 9’uncu maddede ise; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 344’üncü maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren haller ile 359’uncu maddede sayılan hallere temas eden bir amme alacağının salınması için gerekli muamelelere başlanması halinde vergi incelemesine yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplara göre belirtilen miktar üzerinden tahsil dairelerince teminat isteneceği öngörülmüştür. Buna göre, ancak vergi incelemesinin devam ettiği durumlarda yapılan ilk hesaplamalara göre teminat istenebilecek ve ihtiyati haciz kararı alınabilecektir. İnceleme sonuçlanıp, tarhiyat yapıldıktan sonra bu düzenleme uyarınca teminat istenmesi söz konusu olmayacaktır. Diğer bir deyimle, 9. madde uyarınca ilgililerden teminat istenilebilmesi için incelemenin henüz tamamlanmamış olması gerekmektedir.

Olayda da, yapılan inceleme sonuçlandırılarak davacı şirket adına cezalı tarhiyatlar yapılıp tebliğ edildikten sonra anılan Kanunun 9. maddesi uyarınca teminat istenildiğinden, tesis edilen işlemde ve buna karşı açılan davayı reddeden Vergi Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davacı temyiz isteminin kabulü ile İstanbul 11. Vergi Mahkemesi’nin 21/05/2010 tarih ve E:2009/3305, K:2010/1606 sayılı kararının bozulmasına, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 17.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s